Türklere Özgü Görgü Kuralları

Türklere Özgü Görgü Kuralları

Türklere Özgü Görgü Kuralları

Görgü, topluluk içerisinde olumlu ve düzeyli bir ilişki kurabilmek için uyulması gereken incelik ve saygı kuralları olarak biliniyor. Eskiden ‘’Adab-ı Muaşeret Kaideleri’’, günümüzde ise ‘’Görgü Kuralları’’ olarak anılan bu kavram, toplum fertlerinin daha huzurlu ve mutlu bir yaşam sağlamayı amaçlıyor. Bu kurallar, bayramlarda, iş yerinde, düğünlerde, sokakta hatta nerede olunursa olunsun, insanlar arasında nasıl davranılacağını belirliyor. Toplumların inanç, ekonomik güç, eğitim ve adetlerine göre değişiklik gösterebilen görgü kuralları, her toplumun yapısına göre şekillenerek ahlak kurallarını, saygı anlayışını ve kültürünü yansıtıyor. Görgü kurallarına uymayı reddeden kişiler toplumca, saygı duymadığı gerekçesiyle uyarılıyor, ayıplanıyor ve dışlanabiliyor. Kişilerarası düzenin oluşturulmasında etkili olan kurallara uyan kimseler ise nazik, saygılı, görgülü olarak adlandırılıyor. İşte Türklere özgü bazı görgü kuralları…

Türk ailelerinde baba, evin reisi olarak görülüyor. Babanın verdiği kararlara uyulması gerekiyor. Evde yaşayan dede veya nine var ise saygıda kusur etmemek adına önce onların fikirleri soruluyor.Anne, evdeki en büyük saygıyı hak eden kişi, evin iç düzeninin sorumlusu olarak görülüyor. Türk ailelerinde çocukların iyi yetiştirilmesi ve iyi bir eğitim almaları üzerinde durulur. Görgü kurallarından en önemlileri arasında, büyüklere saygı, küçüklere şefkat ve merhamet duyulması geliyor. Ev içerisindeki görgü kurallarına uyan çocuklar, büyüklerin yanında saygılı ve ölçülü davranıyor, onların sözlerine karışmıyor ve ebeveynlerinin yatak odalarına izin almadan girmiyorlar.

 Selam Vermek

 Türkler, bir ortama girdiklerinde veya biriyle karşılaştıklarında ‘’Selamünaleyküm’’ yani, ‘’Selamet üzerinizde olsun, benden size bir kötülük gelmez’’ diyor. Karşılığında ise ‘’Aleyküm selam’’ yani ‘’Allah’ın selamı üzerinde olsun’’ cevabı alınıyor. Selam veren kişinin selamını almak, Türklere özgü önemli görgü kurallarından sayılıyor. Türkçede hoş geldiniz, hoş bulduk, merhaba, hayırlı günler gibi birçok selam şekli bulunuyor. Selam verirken de uyulması gereken bazı kurallar bulunuyor. Bunlar;

  • Selamlaşma sırasında abartılı davranışlardan kaçınmak
  • Davet edinilen yerde önce ev sahibini selamlamak,
  • Mesafeli olunan kişilerle el sıkışırken can acıtacak şekilde sıkmamak,
  • İlk tanışmada veya selamlaşmada erkeğin, kadının elini uzatmasını beklemesi,
  • Genç olanın yaşlıyı, kıdemsiz kişinin kıdemli olanı, giden kişinin ortamda kalanları, gelen kişinin mekanda bulunanları ilk olarak selamlaması gerekiyor.


Birbirini tanıyan kişilerin yolda karşılaşması veya vedalaşması sırasında yoldan geçenleri engellemeyecek şekilde kenarda durmaları da görgü kurallarındandır.

 

Hitap Etmek

Sosyal ilişkiler sırasında, kişilerin statüsü, hitap şeklini belirlemede önemli rol oynuyor. Bireyler aynı yaşta ise birbirlerine, aile bireylerine veya akrabalarına isimleriyle veya ‘’sen’’ diye seslenebiliyorlar. Yeni tanışılan kişiye ise ‘’bey, hanım, siz’’ gibi ifadeler kullanılıyor. Toplum arasında, hitap biçimi açısından bazı görgü kurallarına uyulması bekleniyor.

 

  • Sert ifadelerden ve argo sözcüklerden kaçınmak,
  • Yeni tanışılan kişiye mesafeli davranmak,
  • Yüksek sesle ve hızlı konuşmamak,
  • Konuşma esnasında karşıdaki kişinin kültür seviyesine uygun bir dil kullanmak, aşağılamaktan kaçınmak,
  • Topluluk içerisinde, orada bulunmayan kişiler hakkında kötü söz söylememek,
  • Yanlış anlaşılabilecek konuşmalardan kaçınmak, Türklere özgü görgü kuralları arasında bulunuyor. 


Telefonda Konuşma

Büyükşehirlerde kişilerin birbirinden uzak yaşaması, farklı şehirlerde akraba ve dostların bulunması v.b durumlar telefon aracılığıyla görüşmeleri arttırıyor. Oldukça sık kurulabilen bu iletişim biçiminde de dikkat edilmesi gereken bazı görgü kuralları bulunuyor.


  • Sabah 10:00’dan önce ve akşam 22:00’dan sonra acil durumlar dışında telefon etmekten kaçınmak,
  • Telefonu açmayan kişiyi ikiden fazla kez arayarak rahatsız etmemek,
  • Sinema, tiyatro, toplantı gibi topluluk arasında yapılan aktivitelerde telefonun sesini kısmak,
  • Telefonla iletişim sırasında bağırarak konuşmamak,
  • Arayan kişinin selam vererek ve kendini tanıtarak konuşmaya başlaması ve kapatırken de iyi dileklerde bulunulması, bu kuralların başında geliyor.


Giyim Şekli

Kıyafet, toplumda en çok dikkat çeken öğelerden biri olarak görülüyor. Görgülü bir kişinin ağır başlı, zevkli ve mekana uygun giyinmesi bekleniyor.


  • Kişinin cinsiyetine, yaşına ve fiziki yapısına uygun kıyafet seçmesi,
  • Ütüsüz, yırtık ve özensiz giysiler giymekten kaçınılması,
  • İş yerinde mesleğe uygun, sade giyimin tercih edilmesi
  • Misafir karşılama sırasında uygun ve özenli giyinilmesi,
  • Otel, spor salonu veya tatil köyü gibi yerlerde diğer insanları rahatız etmeyecek şekilde kıyafet seçilmesi,
  • Bulunduğu bölgenin kültürüne saygı gösterecek ve uyum sağlayacak şekilde giyinilmesi, Türklerin giyim ile ilgili görgü kuralları arasında yer alıyor.

 

 

Misafirlik

Türkler, misafirliğe gitmeden önce mutlaka ev sahibine haber veriyor ve bir şeye ihtiyaçları olup olmadığını soruyorlar. Giderken mutlaka bir hediye almak, eli boş gitmemek de görgü kuralları arasında yer alıyor. Kapının, beklemeden ikiden fazla çalınması ayıp olarak nitelendiriliyor. Misafirliğe gidilen evdeki eşyalara izin alınmadan dokunulmuyor. Türklerde ‘’misafirin az oturanı makbuldür’’ sözü oldukça fazla kullanılır. Bu yüzden misafirlikler kısa tutulur ve giderken mutlaka ev sahibine ‘’bize de buyurun ‘’ deniyor.


 

Bunların yanında Türklere özgü görgü kuralları arasında;


  • Konuşan kişinin sözünü kesmekten kaçınmak,
  • Susamış olan kişilerden küçük olana önce su vermek,
  • Toplu taşımada seyahat ederken yüksek sesle konuşmaktan, gülmekten ve insanları rahatsız edecek biçimde oturmaktan kaçınmak, kulaklıkla yüksek sesle müzik dinlememek, yaşlılara oturacak yer sağlamak,
  • Yemek yerken çatal bıçak kullanarak, yavaş ve ses çıkarmadan yemeye özen göstermek,
  • Bir kişiye istemeden herhangi bir şekilde zarar verildiğinde özür dilemek,
  • Özel konuşma yapan kişileri yalnız bırakmak,
  • Uygun olmayan sözlü ve el şakaları yapmamak da toplumsal açıdan çok önemli görülüyor.



  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1