Türkiye\'nin Ünlü Mimarları

Türkiye\'nin Ünlü Mimarları

Türkiye'nin Ünlü Mimarları

Günümüzde mimari eserler bir sanat yapıtına dönüşürken mimarlar da meydana getirdikleri çalışmalar ile adını duyuran geçmişi günümüzle buluşturan her biri yaşadığı dönemin bir ürünü olan sanatçılara benziyor. İşte günlük hayatta önünden geçtiğimiz, içinde yaşadığımız mimari yapıların düşünen, planlayan, hayata geçirilmesinde katkıda bulunan Türkiye’nin Ünlü Mimarlarına dair bilinmesi gerekenler…

Çağını Aşan Deha: Mimar Sinan

Mimar Sinan (1489-1588) Osmanlı imparatorluğunun en parlak dönemi olan 16. yüzyılda yaşamış, sadece Türkiye’de değil dünya çapında, “dahi bir sanatkâr” olarak kabul ediliyor. 20. yüzyıl mimarisini yönlendiren isimlerden biri olan Le Corbusier “Mekânı tam anlamıyla kavrayabilen iki mimar var dünyada. Biri Mimar Sinan biri de benim” diyerek Mimar Sinan’ın mekânsal tasarımdaki dehasını vurguluyor. Elbette 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun güçlü bir devri olması ve bu gücü gösterme amacıyla mimarinin kullanılması, tasarımların çeşitlenmesine ve dönemin ihtişamının mimariye yansıtılmasında rol oynuyor. Şaheser yapıtlarıyla Osmanlı İmparatorluğunun her köşesine Osmanlı sanatının damgasını vuran Sinan, “Mimarların ve zaman içindeki mühendislerin başı" şeklinde anılırken, 400 sene sonra bile yapıtları ayakta duruyor, hatta kullanılıyor olması, onların taşıyıcı sistemlerine olduğu kadar temellerine de özen gösterilmiş olmasından kaynaklanıyor.

Mimar Sinan’ın eserleri incelediğinde zaman içinde yapıtlarındaki gelişim üç önemli camide ön plana çıktığı görülüyor. Aynı zamanda sırasıyla çıraklık, kalfalık ve ustalık eseri olarak bilinen bu camiler: Şehzade Camii, Süleymaniye Camii ve Selimiye Camiidir.

Geleneği Çağdaşla Buluşturan Mimar: Mimar Kemalettin

Neo-klasik Osmanlı mimarisinin en önemli şahsiyeti Mimar Kemalettin Bey (1870-1927) olarak biliniyor. On yıllık kısa sürede İstanbul başta olmak üzere ülkenin pek çok yerinde neo-klasik Osmanlı mimarisinden örneklerle ismini Türk Mimarlık tarihine yazdırdığı gibi bugün tedavülde bulunan 20 Türk lirasının üstünde resmi bulunuyor. Bebek Camisi, İzmir Saat Kulesi, Edirne Garı Mimar Kemalettin’in eserleri arasında yer alıyor. Ekim 1925’te İnşaat ve Tamirat Müdürlüğü’ne atanan Kemalettin Bey, 1927 yılında Maarif Vekâleti adına Gazi İlk ve Orta Muallim Mektebi’ni (Gazi Eğitim Enstitüsü) tasarlamış; ancak eser mimarın 12 Temmuz 1927 yılındaki ölümünden üç yıl sonra tamamlanabilmiştir.

Osmanlı’dan Cumhuriyete geçiş döneminde eserler veren Mimar Kemalettin’in ölümü ve Gazi Eğitim Enstitüsü’nün tamamlanmasıyla neo-klasik Osmanlı mimarisi yerini Türkiye’ye gelen yabancı profesörlerin etkisiyle modernist anlayışa bırakıyor.  

İstanbul’u İstanbul Yapan Mimarlar: Balyan Ailesi

19. yüzyıl mimarlık ortamında isimleri en çok anılan isim şüphesiz Ermeni Balyan ailesi. Osmanlı saray erkânı ile kurdukları yakın ilişkiler sayesinde saraya ait yapıların mimar ve müteahhitliğini yapan aile yaklaşık bir asır boyunca etkin olarak hizmette bulunuyor. Osmanlı mimarisindeki değişikliklerin doğrudan etkilediği sosyal hayatla birlikte öne çıkan gayrimüslim ailelerden biri olan Balyan Ailesi, Osmanlı sarayı özellikle Abdülaziz döneminde yakın ilişkiler kurarak varlık gösteriyor.


Günümüz mimarları tarafından da isimleri oldukça iyi bilinen ve anlatılmaya çalışılan “kalfa hareketinin” en önemli üyelerinden olan aile, kalfalıktan yetişerek saray mimarlığında tek başlarına “marka” olmayı becerebilmiş müteşebbislerden sayılıyor.  Sanayi dönemi düşüncelerini ve ürünlerini ülkeye getirmeye dönük çok önemli bir projenin önemli bir parçası olan Dolmabahçe Sarayı’nın inşa edilmesi, kalfalıktan kendini yetiştirmiş bu ailenin üyelerinin yükselişine tanıklık ediyor. İhaleleri alarak yapı inşa etme fırsatını yakalayan aile, Abdülhamit dönemine kadar inşaat alanında faaliyet gösterdiği biliniyor. Dolmabahçe Sarayı, Çırağan Sarayı, Beylerbeyi Sarayı, Çırağan Camisi, Ortaköy Camii Balyanların eserleri arasında yer alıyor.

Modern Şehri Yeniden Düşünmek: Turgut Cansever

Ağa Han Mimarlık Ödülü kazanan Turgut Cansever (1921-2009) modern şehir planlamacılığına yeni bir bakış getirmesiyle tanınıyor. Günümüzün 8-10 katlı apartmanlarına ve tabiatla ilişkisi kopuk konut projelerine karşı çıkıyor. Çoğunlukla iki ve üç katlı, bahçesi olan evlerden oluşan yatay şehir mimarisini destekliyor. Ona göre bahçeli küçük evler, çok katlı binaların neden olduğu yalnızlık, sosyal iletişimsizlik, komşuluk ilişkilerinin azalması gibi sorunları en aza indiriyor.

Cansever, 19. yüzyıl Batılı mühendislerinin sadece maddi yasalara dayanılarak demir ve çelik yapı teknikleriyle yepyeni bir dünya inşa edeceklerini iddia ettiklerine ancak bir yanılgıya düşerek dünyayı felakete sürüklediklerine ve bütün dünyayı kirlettiklerine inanıyor. Onun geliştirmeye çalıştığı mimari, kültür, tarih, inanç, insan ve doğa ile uyumlu çevre ile çatışma ve çelişkiler barındırmak yerine huzurlu, sakin bir hareket içinde, neşe ve ümit dolu, aydınlık, ışıklı, renkli ve güzel olmaya odaklanıyor. Projeleri arasında, Türk Tarih Kurumu, Ertegün Evi, Demir Tatil Köyü ve Anadolu Kulübü Oteli bulunuyor.

Milli Mimarlığın İnşası: Sedad Hakkı Eldem

Sedad Hakkı Eldem  (1908-1988) meslek hayatı boyunca “Türkiye’ye özgü” bir milli mimarlık anlayışı arayışıyla tanınıyor. Osmanlı Sivil Mimarisini kendine örnek olarak seçmiş ve tasarımlarında ondan her zaman faydalanmıştır. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde Milli Mimari Semineri adında bir araştırma merkezi kurmuştur. Bu seminer, hala ayakta olan Osmanlı Sivil mimari örneklerini belgeleyerek milli bir mimarlık fikri geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Eldem, Geleneksel Türk evi plan tipini yeniden yorumlayarak bol pencereli ve ince direkler üzerinde oturan yapılar inşa etmiştir. 1986’ta Zeyrek Sosyal Sigortalar Kompleksi tasarımıyla Ağa Han ödülüne layık görülmüştür. İstanbul Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi, Yalova Termal Oteli, İstanbul Hilton Oteli önemli eserleri arasında bulunuyor.

Atatürk’ün Mimarı: Seyfi Arkan

Seyfi Arkan (1904 - 1966) Atatürk’ün Çankaya Köşkünün inşasından memnun kalarak başka projelere de vazifelendirmesi Atatürk’ün Mimarı olarak anılmasına sebep olmuştur. Almanya'da Hanz Poelzig ile çalıştıktan sonra Arkan, Bauhaus tarzı Florya Atatürk Deniz Köşkü, Çankaya Köşkü ve Cam Köşkü tasarladı. Hariciye Köşkü, Belediye Bankası Genel Müdürlüğü, İller Bankası, İran'daki Tahran Büyükelçiliği'ni de tasarlamıştır.

Kendine özgü mimari dili ile de tasarımlarını gerçekleştiren arkan Cumhuriyet döneminin simge yapılarına imza atmıştır. Arkan, yerelden çok evrenseli ön plana çıkardığı için ilk gerçek Türk modernisti olarak biliniyor. Mimarlığının uluslararası kabul görmüş bir dile sahip olduğu, süreklilik içerdiğini, zamandan bağımsız olduğunu otoritelerce kabul ediliyor.


  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1