Meşhur Türk Dizileri ve Çekildikleri Yerler

Meşhur Türk Dizileri ve Çekildikleri Yerler

Meşhur Türk Dizileri ve Çekildikleri Yerler

  Çoğu dünyaca ilgi gören Türk dizileri, çekildikleri yerlere hayat veriyor. Televizyonda büyük heyecanla beklenen ve merakla izlenen diziler, her köşesi cennet ülkenin en güzel ve tarihi yerlerinden bazılarında çekiliyor. İşte Türk dizileri ve çekildikleri yerlerden birkaçı…

Çukur

Ay Yapım’ın yapımcılığını üstlendiği ve kısa sürede Türkiye’yi televizyon ekranlarına kitleyen Çukur dizisi, halk tarafından büyük ilgi gördü. Küçük, samimi kafeleri, rengarenk evleri ve seyyar yemek arabalarıyla eski İstanbul’u hala yaşatan, yerli ve yabancı turistlerin gezi mekanlarından biri olan, en eski semtlerden Balat’ta, bir fenomen haline gelen Çukur dizisi çekildi. Burası dizi ile öyle özdeşleşmiş ki dizi karakterlerinin adını taşıyan kıraathaneler ve dizi müziklerinin çalındığı kafeler bulmak mümkün. Dizi oyuncularının fotoğraflarını yemek arabalarına yapıştıran meşhur Türk sokak yemeklerinden nohutlu pilavcılar büyük rağbet görüyor. Satışların %50 oranında arttığını belirten esnaf, semtlerinin tanıtımının yapılmasından memnun görünüyor. Başrol oyuncularının bulundurduğu dizi amaçlı yapılan dövmeleri mahallenin her bir yanında görmek mümkün. Dizinin fanları buralarda fotoğraf çekmek için sıra oluşturuyor.

Renkli sokakların hemen aşağısında Demir Kilise bulunuyor. Görenleri kendine hayran bırakan kilise Meryem Ana ve Hz. İsa figürleri bulunuyor. İstanbullulara bile kendilerini turistmiş gibi hissettiren Balat’taki antikacılarda eşyalarınızı satabilir veya yeni şeyler satın alabilirsiniz. Sokaklarda hediyelik küçük eşyalar ve şirin dükkanlar bulmak mümkün. Buradaki çoğu kafede ‘’askıda çay’’ bulunuyor. Türk kültüründe paylaşmanın ve yardımlaşmanın öneminin vurgulandığı, fırınlarda da ‘’askıda ekmek’’ olarak uyarlanan uygulama büyük ilgi görüyor. Askıda yöntemiyle imkanı olan insanlar, kafe veya fırınlarda fazladan ödeme yaparak ihtiyacı olanların ihtiyacını gidermiş böylece sosyal yardım sağlamış oluyor.

Kiralık Aşk

Yayınlanmaya başladığı tarihten itibaren reyting rekorları kıran dizi, iki sezon boyunca genciyle yaşlısıyla, izleyenleri ekranlara bağladı. Yapımının Ay Yapım tarafından yapıldığı dizinin tatil sahneleri için ise doğal güzellikleriyle gidenleri kendine hayran bırakan Kuşadası ve Sapanca’nın tercih edildiği biliniyor. Dizinin başrol oyuncularından Ömer’in evi Levent Sarmaşık Sokakta, Defne’nin evi ise Sarıyer’de bulunuyordu.

İstanbul Boğaz’daki en eski yerleşim yerlerinden biri olan Sarıyer, antik çağda ‘’Simas’’ olarak anılıyordu. Efsaneye göre, Maden Mahallesi’nde altın ve bakır madenlerinin çıkarıldığı sarı renkli yarlar buraya ismini vermiş. ‘’Sarı Yar’’ daha sonra “Sarıyer’’ şekline evriliyor. Semt, Bizans döneminde kıyı kesimlerinde kilise ve limanı olan birkaç köye sahip çok az yerleşimi ile biliniyordu. Eski çağlarda balıkçılıkla geçinen semtin, İstanbul’un fethinden sonra Anadolu ve Adalar’dan gelen göçmenlerin yerleşimi, liman, cami, hamam, çeşme ve sahilleriyle gelişmeye başladığı söyleniyor.

İstanbul denince akla ilk gelen metropollerden biri olan Levent, bir tasarım kenti olarak anılıyor. Özgün bir tarihe sahip semt, İstanbul’da modern bir altyapıya sahip olması ve orada yaşayan ünlüleriyle meşhur. Yeşil Çam filmlerinin delikanlısı Cüneyt Arkın ile baş döndüren güzelliğiyle anılan Türkan Şoray, Levent’te yaşayan ünlülerden. Türk sanat musikisinin unutulmaz ismi Zeki Müren’in de vefatından önce ikamet etmek için aynı semti tercih ettiği biliniyor.

Büyükdere Caddesi’nden Levent’e girişi olan Çarşı Caddesi, iki katlı dükkanlara sahip çarşısı nedeniyle bu ismi alıyor. “Gelecek İçin El Ele” heykelinin bulunduğu caddenin çevresinde yeme-içme mekanları bulunuyor. Levent’in tüm caddeleri yer yer ağaçlıklı yollarda yürüyüp kaybolmak için ideal.

Muhteşem Yüzyıl

Osmanlı Dönemi’ni konu almasıyla çeşitli eleştirilere maruz kalmış olan dizi tüm dünyada ilgiyle izleniyordu. Tims Production tarafından yapımı üstlenilen dizinin çekimleri Topkapı Sarayı’nın bazı kısımlarında yapılırken, set ekibi tarafından hazırlanan bir dönümlük yapma setin de kullanıldığı biliniyor. Dizi, sarayı içerisinde 2100 metrekare alanda, aylar süren çalışmalar ve 3.5 milyon TL hazırlık bütçesi ile çekilmiş. Dekorunda Topkapı Sarayı’nın avlusu, Altınyol, Harem, Arz odası, Hünkar sofrası, mutfak ve gemi simülasyonlarının kullanıldığı dizide Osmanlı Dönemi’ndeki sanatsal ve kültürel görsellerinin temel alındığı biliniyor. Kapı ve sütunların mermer dokusuna benzemesi için otuz kişilik heykeltıraş ve ressam grubu çalıştırılmış.

Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Sarayburnu’nda bulunan Türk tarihinin görkemli bir tanığı olarak anılıyor. Uzun dönemler, Osmanlı padişahlarına ev sahipliği yapmış olan saray, şu anda müze olarak hizmet ediyor. İstanbul’un fethinden sonra, Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı Topkapı Sarayı, İstanbul yarımadasının en ucunda yer alan Doğu Roma Akropolü üzerindeki 700.000 metrekarelik bir alana kurulu bulunuyor. Cumhuriyetin ilanı ile müzeye dönüştürülen yapı, şu anda 300.000 metrekarelik bir alanda yer alıyor. Daha önceleri 19. yüzyıl algısıyla yalnızca eserleri koruma mantığıyla hareken eden müze, Muhteşem Yüzyıl dizisinin çekimleri ardından uluslararası müzecilik normlarına yükseltilmiş durumda. Topkapı Müzesi’nin yeniden düzenlenmiş halinde, minyatürler ile Osmanlıların silahlarını nasıl kullandıkları ve savaş düzenlerini nasıl belirledikleri anlatılıyor. Gelenlerin kendilerini tarihle iç içe hissettikleri müzede tarihle ziyaretçi arasındaki mesafe ortadan kaldırılmış bulunuyor.

Öyle Bir Geçer Zaman Ki

Yayınlandığı yıllarda reyting rekorlarına imza atmış olan dizi, Unkapanı Zeyrek Bölgesi’nde çekiliyordu. Dizinin çekimleri için dokuz evin restore edildiği ve elli bir evin boyanarak diziye katkıda bulunduğu biliniyor. Fatih Belediyesi tarafından her türlü desteği alan dizi, bölgenin tanınmasında büyük etki gösterdi. Belediye, diziye katkı sağlamak amacıyla Salihpaşa Caddesi’nde ve bazı sokaklardaki kaldırım taşlarını yenileyerek dönem koşullarına uygun hale getirdi. Dizinin yapımcılığını D Production ve A. Cengiz Deveci’nin üstlendiği ve adını ünlü sanatçı Erkin Koray’ın unutulmaz eseri ‘’Öyle Bir Geçer Zaman Ki’’ adlı şarkısından aldığı biliniyor. Yaklaşık üç sezon devam eden dizi, yayınlandığı dönemde sevilen diziler arasında yer alıyor.

Eminönü ve Fatih ilçelerinin arasında yer alan Unkapanı, Bizans Dönemi’nde ‘’Plateia Düzlüğü’’ olarak biliniyordu. Şimdiki ismini Osmanlı Dönemi’nde kullanılan bir kelimeden almış olan Unkapanı, İstanbul’un en eski ve gözde semtlerinden. Eskiden, Arapça’da ‘’kabban’’ adında bilinen büyük terazilerin kullanılması nedeniyle, satış yerlerine kapan deniyordu. Aynı dönemlerde un ve tahılların saklandığı hanların da burada bulunması ve Unkapanı sahiline buğday ve arpa yüklü gemilerin sıkça gelmesinden dolayı 19. yüzyılda ‘’Yağkapanı’’ ve ‘’Balkapanı’’ isimlerin yanında asıl adı olan ‘’Unkapanı’’ olarak anılmaya başlandı. Unkapanı, tarihi açıdan büyük ilgi görüyor. Bölgede bulunan Atatürk Köprüsü, Plakçılar çarşısı ve Manifaturacılar Çarşısı (İMÇ) sıkça ziyaret edilen yerlerden. Saliha Sultan Çeşmesi ve Üç Mihraplı Camii de büyük ilgi görüyor.

Atatürk Köprüsü: Beyoğlu’nu Unkapanı’na bağlayan tarihi Atatürk Köprüsü, 1836 yıllarında eski ahşap görüntüsüyle Yahudi Köprüsü olarak biliniyordu. II. Mahmut tarafından 1836 yılında yeniden inşa edilmiş olan köprü, 400 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde olmasıyla birlikte, gemi geçişlerinin organize edilebilmesi amacıyla açılır kapanır şekilde yapılmıştır.

Plakçılar Çarşısı: Ara sıra uğrayan sanatçıları, çaycısı, simitçisi, avlıdan birbirine seslenen insanlarıyla buram buram nostalji kokan Unkapanı Plakçılar Çarşısı, eski İstanbul’u yansıtıyor. Her çeşit enstrümanın bulunabileceği dükkanları ise müzik meraklılarıyla dolup taşıyor.

Manifaturacılar Çarşısı: Türk modern mimarisinin çarpıcı başyapıtlarından biri olduğu belirtilen 1.117 dükkandan oluşan çarşı, eski şehirle yeni kent merkezi arasında bir köprü oluşturmasıyla, mega şehir yapısının sıkıştırılmış hali gibidir. Mimarların, binayı tasarlarken Kapalıçarşı’dan esinlendiği biliniyor. Birçok sanatçının eşsiz dokunuşuyla büyüleyici heykellerin ve süslemelerin bulunduğu Manifaturacılar Çarşısı, alışveriş ve sanatın bir arada bulunduğu bir merkez.



  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1