Bir Semtin İzinde Geçmişten Günümüze Nişantaşı

Bir Semtin İzinde Geçmişten Günümüze Nişantaşı

Nişantaşı semti günümüzde, pahalı mağazaları, alışveriş merkezleri, dedikodu dergilerine yansıyan yaşamıyla İstanbul’un açık hava alışveriş ve boş zaman etkinliklerinin merkezinde yer alıyor. İşte Nişantaşı semtine dair bilmeniz gereken detaylar…

Nişantaşı’nın Geçmişi

Aslında kuruluşu çok da eskilere gitmeyen bu semt, çevresinde bulunan Maçka, Harbiye, Osmanbey ve özellikle Teşvikiye mahalleleriyle büyük ölçüde iç içe bulunuyor. Osmanlı Padişahlarının atış talimlerini yaptıkları semt, adını çeşitli yerlerinde bulunan nişan taşlarından alıyor. Her şey, Osmanlı Padişahı Abdülmecid’in bölgeyi iskâna açarak Teşvikiye Mahallesi adı altında kurulmasını istemesiyle başlıyor. 19. yy.’ın ikinci yarısında sarayın önce Dolmabahçe, sonra da Yıldız’a taşınması, hanedan mensupları ve yüksek devlet görevlilerini de bölgeye çekiyor. Bunun yanı sıra, Nişantaşı, kentin en modern kesimi olan Pera’ya yakın olması nedeniyle hızla gelişiyor. Pek çok yabancı devlet misafiri, paşa ve resmi görevlilerin konuk edildiği, yaşadığı konaklar ve saraylar semti olarak gelişirken 1910’lardan itibaren de bunlara apartmanlar ekleniyor.

Nişantaşı’nın Gelişimi: Apartmanlaşma

Cumhuriyet dönemiyle birlikte saray elitlerinin yaşadığı konaklar yerlerini tüccarlara ait olan konutlara bırakıyor. Apartmanlaşmanın başlamasıyla da İstanbul sur içinde bulunan zengin, Müslüman aileler Nişantaşı’na yerleşerek apartman hayatına geçiyor. Nişantaşı, bu dönemde Türk Müslüman tüccarlar ile Müslüman olmayan tüccarların kaynaştığı yeni bir tür ticaret ve konut alanı haline geliyor. Beyoğlu’nda gayrimüslim nüfus etkisi baskınken, Nişantaşı daha heterojen bir gelişim gösteriyor. 1930’lu yıllarda, İstanbul’un diğer semtlerinde de olduğu gibi, Nişantaşı da apartmanlaşıyor. Çevresindeki Taksim, Harbiye, Şişli, Osmanbey gibi semtlerle birlikte İstanbul’un en hızlı apartmanlaşan semtlerinden biri haline geliyor.

Semtin Tüketim Merkezine Dönüşmesi

Nişantaşı semti, özellikle 1950’lere kadar, üst gelir gruplarının tercih ettiği “en makbul” apartman semtlerinden biri olurken bu dönemde aynı zamanda yeni tüketim alışkanlıkları oluşmaya başlıyor. Üst ve orta sınıf hanımların vitrin bakmaya çıktıkları ilk mekânlarda, alışveriş, sinema gibi eğlenceler ve dışarıda yemek yeme gibi tüketim alışkanlıkları oluşuyor. Özellikle 1970’lerde, İstiklal Caddesi’nin eski kalitesini yitirmeye başlamasıyla, ünlü mağazalar Nişantaşı’na geçiyor. Böylece semt, kültürlü zenginleri, kökü Osmanlı’ya dayanan eski paşa torunlarını, Yahudileri, Rumları, Ermenileri, entellektüelleri ve yeni zenginleri ağırlıyor.

Günümüzde Nişantaşı

Günümüzde, butikler, lüks giyim mağazaları ve şık cafe-restoranlar, Nişantaşı’nın sembolü haline gelmiş bulunuyor. Artık bireyler, sadece bir araya gelip vakit geçirmek ya da sadece eğlenmek, yemek yemek için değil, kendilerini göstermek, bir sınıfa dâhil olmak, bir hayat biçimini tamamlamak için de çeşitli mekânları tercih ediyor. Pahalı eşyalar satan mağazaları, göz kamaştıran vitrinleri, caddelerinde dolaşan pahalı arabaları ile zenginliğin bu kadar gözler önüne serildiği Nişantaşı, eğlence hayatının da önemli merkezlerinden biri sayılıyor. Semtte günümüz eğlence anlayışına uygun gece kulübü, bar, kafe ve restoranlar bulunuyor.

Nişantaşı’nın En Popüler Mekânları

Nişantaşı City's AVM:

Nişantaşı Teşvikiye Caddesi’nde ulusal ve uluslararası seçkin markaların bulunduğu her an bir ünlüyle karşılaşabileceğiniz bir alışveriş merkezi. Konumu ve hizmetiyle dikkat çeken mekân, sergiden söyleşiye, partiden galaya pek çok etkinliğe ev sahipliği yaparken aynı zamanda konforlu bir sinema keyfi ile spor imkânları da sunuyor.  

Butik mağazalar:

Nişantaşı aynı zamanda İstanbul’un moda merkezi de sayılıyor. Özel dikim ve tasarım ürünleri satılan bu mağazalarda sosyete hayatının giyim trendleri belirleniyor. Modacılar yüksek kaliteli ürünlerle modanın içten geldiğine ve kıyafetin bedeni değil ruhun taşıdığına inanan müşterileri bekliyor.

Maçka Parkı:

Dolmabahçe, Maçka, Nişantaşı ve Harbiye arasındaki geniş bir alanı kaplayan park içinde Maçka – Taşkışla Teleferik Hattı, ünlü şarkıcıların konser verdiği Küçükçiftlik Parkı bulunuyor. Şehir merkezinde gündelik yaşamında içinde bulunan bu parkta hafta sonları koşu, yoga, yemek şenliği gibi düzenlenen pek çok etkinlik insanların sosyalleşmesini sağlıyor.

Sanat Galerileri:

İstanbul’da tüketim kültürünün kalbi olan Nişantaşı semtinde, çeşitli sanat etkinliklerin yanı sıra, galerilerin de sayısı oldukça fazla. Dünyaca ünlü yabancı sanatçıların ve Türkiye’nin önde gelen çağdaş sanatçılarının eserlerine yer veren galeriler bulunuyor. Aslında bölgede vitrinlerin de bir sanat eseri gibi tasarlanan mekânlar haline dönüştüğü görülüyor.

Teşvikiye Camii:

1854 yılında Abdülmecit tarafından yaptırılmış olan semtin ve İstanbul’un kültürel dokusunun önemli bir parçasını oluşturuyor.

Kafe ve Restoranlar:

The House Cafe

Burada kahvaltı edebilir bir şeyler atıştırabilir kaliteli ürünleri ve sıcak ortamıyla bölgede yaşayanların yıllarca müdavimi olduğu bir cafe olarak biliniyor. Güveçte kahvaltı, house tost, kış çayı ve elmalı tartı çok beğeniliyor.

Şütte

Teşvikiye’nin meşhur şarküterilerinden sayılıyor özellikle sandviçleri çok methediliyor.

400 Derece Pizza

Klasik pizzalarının yanı sıra kendilerine özgü çeşitleri bulunan yeni nesil pizzacılardan olup ince hamurlu İtalyan pizzası oldukça beğeniliyor. Özellikle Alfredo ve Napoli pizzaları çok seviliyor.

Piknik Büfe

Amerikan Hastanesi’nin yakınında bulunan büfe pek çok kişiye göre Nişantaşı’nın en lezzetli tostunu yapıyor.

Tatbak Restaurant

İnce ve oldukça kıtır lahmacunlarıyla meşhur 1960 yılından günümüze Gaziantep Mutfağı’nın en özel tariflerini İstanbul’daki müşterilerine sunuyor. Lahmacunun yanı sıra Beytisi ve kadayıfı da başarılı bulunuyor.

Hünkar

Nişantaşı’nın en iyi geleneksel restoranları arasında bulunan Hünkar Restaurant, Türk ve Osmanlı mutfağının en önemli temsilcilerinden biri sayılıyor. Semtin lezzet haritasında bir sembol oluşturan restoran aslında bir esnaf lokantası. Paça çorbası tavsiye ediliyor.

La Vita Patisserie

Vali Konağı Caddesinde bulunan pastanenin çilekli milföyleri, kurabiyeleri ve makaronları çok beğeniliyor. Pek çok kişi Nişantaşı’nın açık ara en iyi pastanesi olduğunu düşünüyor.

Juno

Akdeniz, İtalyan, ve Dünya mutfaklarından tatlar ve kendine has konseptiyle fark yaratan Juno’nun pizza ve makarnası oldukça beğeniliyor.

Salomanje



Atiye Sokakta yer alan restoran semtin en rahat ve samimi mekânlarından biri olarak doğal malzemeler ile yapılan dekoruyla dikkat çekiyor. Mekânın özellikle kahvaltısı, suflesi ve hamburgeri beğeniliyor.



  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1