İstanbul’un Mirası, Geleceğinin Umudu; Kapalıçarşı

İstanbul’un Mirası, Geleceğinin Umudu; Kapalıçarşı

Dünya’da popüler olan kapalı alışveriş merkezlerinin tarihte en eski ve en büyük örneği olan İstanbul’un Fatih ilçesinde bulunan Kapalıçarşı, İstanbul’da yerli yabancı turistlerin en çok tanıdığı mekanlardan biri olarak sayılıyor. Bu tarihi yapı, değişen tüketim alışkanlıklarının karşısında durarak zamanla kapanmak yerine, her geçen gün tüketicilerin ilgisini çekerek popülerliğini artırıyor. Dünya’da pek çok ülke alışveriş merkezi konsepti tasarlarken, Kapalıçarşı’yı örnek alıyor.

560 yıldır İstanbul’a hayat veren Kapalıçarşı, İstanbul’a gelen yabancı turistlerin Sultanahmet Cami ve Ayasofya’dan sonra üçüncü durak yerlerinden biri olarak gösteriliyor. Yaz aylarında günde ortalama 600 bini yabancı olmak üzere 700 bin kişinin ziyaret ettiği çarşı, aynı zamanda dünyanın en eski bankası olması özelliğini taşıyor. Eskiden çarşıda faaliyet göstererek ticaret yapan esnafa güven duyan halkın birikimlerini de değerlendirdiği Kapalıçarşı, Türkiye’nin dünyaya ihraç ettiği altın miktarının yaklaşık %60’ınıda işleyerek ihraç ediyor.

Alışveriş Merkezlerinin İlk Örneği

Avrupa, Asya ve Afrika kıtalarının birleştiği, jeopolitik olarak dünyada her devletin sahip olmak istediği, tarihte bunun için yüzlerce savaşlara ev sahipliği yapan Türkiye, medeniyetlerin ilk çıktığı yerde, zengin kültürel yapısı, ipek ve baharat yollarıyla Avrupa’ya taşınan çeşitli ürünlere ev sahipliği yapmış dünyada alışveriş merkezlerinin ilk örneği sayılan Kapalıçarşı, aynı zamanda tüm dünya halklarının mirası kabul ediliyor. Toplam 3.600 dükkana ev sahipliği yapan Kapalıçarşı’nın içinde 68 sokak bulunuyor. 21 farklı girişten girilebilen çarşıda toplam 20 han bulunuyor.

1461 yılında temelleri atılan Kapalıçarşı, kurulduğu zamandan günümüze kadar dünyanın en çok bilenen ve ziyaret edilen çarşılarından biri oluyor. İstanbul’da alışveriş denilince aklan gelen yerlerden ilki olan çarşı, birçok özelliği bakımından dünyada örneklerinden sıyrılarak tek konumda bulunuyor.

Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1453 tarihinde Bizans’ın yıkılarak İstanbul’un fethedilmesinin ardından, fethin sembolü olarak camiye dönüştürülen Ayasofya’nın giderlerini karşılamak için kurulan iki bedestenden bugünkü haline kavuşan Kapalıçarşı, İstanbul’un ekonomisinde pay alan önemli bir ticaret merkezi olma hüviyetini koruyor.           

Dünyanın En Eski Bankası

İstanbul’da Nuriosmaniye, Beyazıt ve Mahmutpaşa camileri üçgeninde yer alan Kapalıçarşı, şimdiki haline ise 250 yılda ulaştığı biliniyor. Çarşı içinde altın ihraç eden kuyumcuların yer aldığı bölüm İstanbul’un fatihi Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırıldığı, asıl büyük çarşının yer aldığı bölümün ise Muhteşem Yüzyıl dizisinin anlatıldığı dönemin sahibi Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırıldığı Osmanlı arşiv belgelerinden anlaşılıyor.

Toplam 45 bin m2 üzerine kurulu çarşının yapısal özellikleri de dikkat çekiyor. Tavan yüksekliği yaklaşık 30 metre olan çarşının üzeri kubbe tasarımıyla örtülmüş ve 68 sokağının her birinde farklı meslek gruplarıyla iştigal olan ticarethaneleri barındırıyor. Geçmişte el işi imalatın tüm bölge coğrafyasında kalbi kabul edilen Kapalıçarşı, bir çok el işi meslek gurubu günümüze ulaşamamış olsa da sokaklarında isimleriyle yaşamaya devam ediyor. Bunlara örnek olarak Aynacılar sokağı, Fesçiler sokağı, Feraceciler sokağı, Serpuşçular sokağı, Tuğçular sokağı, Kalpakçılar sokağı ve Perdahçılar sokağı örnek gösteriliyor.

Geçmişte yüksek gelir sahibi vatandaşların sahip olduğu kıymetli eşyaları belirli bir ücret karşılığında Kapalıçarşı’daki esnaflara emanet ettiği, esnaflarında bu kıymetli eşyaları kasalarında sakladığı biliniyor. Günümüzde artık bu özelliği pek kullanılmayan çarşının dünyanın en eski bankalarından biri olduğu söylenebilir. Altın borsasının merkezinin Kapalıçarşı olduğunu Osmanlı arşiv belgelerinde görüyoruz. Geçmiş tarihlerde çarşıda dükkan sahibi olmak İstanbul’un en zenginlerine ait bir ayrıcalıktı. Cevahir ve Sandal ismindeki bedestenlerde dünyanın çeşitli ülkelerinden ve Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarından gelen kıymetli mücevherler, silahlar, en değerli kumaşlar, halılar ve tabii ki de altınlar bulunuyordu. Kapalıçarşı’da esnaflık yapan aileler nesilden nesile bu ticareti sürdürdükleri için alanlarında uzmanlaşıyordu.

Kapalıçarşı asırlardır yerli ve yabancı misafirlerini ağırlamakla birlikte, bir çok yazara, şaire ve ressama ilham kaynağı da oluyor. Geçmişte İstanbul’a yolu düşen seyyahların , yabancı devlet görevlilerin, tarihçilerin Kapalıçarşı’dan çok etkilendikleri ve bunu eserlerinde bahsettiklerini biliniyor.

Turistlerin En Çok Gittiği Yer

560 yıllık geçmişe sahip, İstanbul’un simgelerinden biri sayılan Kapalıçarşı, tüm insanlık için bir kültür mirası, ticaretin ise en önemli merkezlerinden biri sayılıyor. Burada daha çok el emeğiyle yapılmış eşyalar, çarşının kendine has geleneğiyle satılıyor, ticaret ile kültürün birbirleriyle kaynaştığı özel bir yer olarak turizmde de en çok rağbet edilen yer olan Kapalıçarşı, İstanbul’un geçmişinin bir mirası geleceğinin ise umudu olarak görülüyor.

Geçmişindeki harika günlerine küçük düzenlemelerle eskisinden daha iyi ve popüler olarak gelebileceği sinyallerini veren çarşı; tacirleriyle, kültürleriyle, geçmişe dayanan mimarisiyle ve mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri olarak İstanbul’da tarihi yarımadanın en hareketli yerlerinden birisi olarak gösteriliyor.

           

Kapalıçarşı Neden Popüler?

Hiç şüphesiz tarihi dokusunun altında, geçmişinden günümüze uzanan ticaretin canlı olarak izlenebileceği, insanlığın üretim ekonomisini birçok meslek üzerinden hala yaşatan çeşitliliği ve kapasite büyüklüğüyle sergilendiği bir mekân olması özelliği yatıyor. İstanbul’da pek çok alışveriş merkezi var. Bu merkezlerin içinde, alışveriş mekanlarından, kafelere, restoranlardan, sinemalara kadar pek çok tüketim ihtiyacı karşılanabiliyor ama turistler tarafından Kapalıçarşı kadar ilgi görmüyor.

Bunun nedeni Kapalıçarşı’nın tarihi doku ve mimarisinin yanında yeni alışveriş merkezlerine kıyasla daha samimi ve basit olmasıyla açıklanıyor. Türkiye, asırlardır farklı dinlerin, dillerin, kültürlerin, etnik kökenlerin bir mozaik halinde yaşamış olduğu topraklar olmuş, ekonomik hayatında ticari ahlakın varlığıyla saygın yerini korumuş olan Kapalıçarşı’nın aşıladığı kültüre sahip ülke olma özelliğiyle, geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha sağlam adımlarla ilerliyor.

Dünyanın El İşçiliği Merkezi

Osmanlı İmparatorluğu zamanında, imparatorluk topraklarının ticaret merkezi olan çarşı, Türk kültürünü yansıtan el işi kıyafetlerin, değerli maden işlemelerininin, halı ve kilim dokumalarının, bakır ve antika eşyaların en nadide örneklerini vitrinlerinde sergiliyor.

Farklı din, dil, ırk ve ülkeden gelen tüccarların dayanışma ruhu içinde ticaret yaptığı, hatta komşu dükkan sahibinin siftah yapmamışsa kendi müşterisini yönlendirdiği ticaret ahlakıyla Kapalıçarşı, geçmişte Osmanlı döneminde yaşanan hırsızlık olayından sonra iki kişinin idam edilmesiyle bir daha hırsızlık olayının yaşanmadığını, esnafların tezgahlarını kaldırmak yerine üstünü örtmeyi tercih ettiği bir ticaret kültürünü simgeliyor.

           

       


  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1