İstanbul’un Saklı Cenneti Polonezköy

İstanbul’un Saklı Cenneti Polonezköy

Beykoz yakınlarında bulunan Polonezköy, gür ormanlar arasında hem kültürüyle hem de iklimiyle İstanbul’un en gözde turizm beldelerinden biri sayılıyor. Köy, Polonyalı köylülerce bir koloni yerleşkesi olarak başladığı hayatına bugün tabiat parkı olarak sürdürüyor. Bölge gerek Polonya, gerek Türklere özgü kültürel motif ve yaşam biçimlerini barındırması bakımından önem taşıyor. Köyün kurulmasında Polonya tarihi ve Osmanlı-Polonya ilişkilerinin önemli rolü bulunuyor. 18. yüzyılda Polonya, Katolik bir Avrupa devleti olarak Çarlık Rusya’sının yayılmasına karşı tampon devlet konumunda bulunuyor. Polonya’nın Rusya tarafından işgali Osmanlı Devleti tarafından savaş sebebi sayılıyor. Osmanlıların savaş sonucunda Polonya’nın paylaşılmasını engelleyemese de kabul etmediği biliniyor.

 “Polonya Elçisi Nerede?”

Sarayda yapılan resmi törenlerde Polonya elçisi için boş bir koltuk bırakılıyor ve Sultan, elçi kabul törenlerinde her seferinde imalı bir biçimde soruyor: “Polonya elçisi nerede?” diye bu soruya sadrazam “Sultanım, Polonya elçisi önemli engeller yüzünden henüz gelmedi” diyerek cevap veriyor. Bu öykü Osmanlıların hiçbir zaman Polonya’nın parçalanmasını kabul etmediğini bize gösteriyor. Rus hâkimiyetine girmesine rağmen Polonyalılar çeşitli ayaklanmalar başlatıyor ve bunlar şiddetle bastırılıyor. Ayaklanmalarda başarısızlığa uğrayan liderlerinin bazıları da Osmanlı İmparatorluğu’na sığınıyor. Göç etmek isteyen Polonyalılara sığınılacak bir toprak olması düşüncesiyle 1842 yılında Polonyalı siyasetçi Adam Czartoryski tarafından toprak satın alınıyor. Burada kurulan köye “Adam’ın Köyü” anlamına gelen “Adampol” ismi veriliyor. Burası işgal edilmiş Polonya devleti ve Polonya sınırları dışında kurulan ilk köy olma özelliğini taşıyor.

Adampol Polonezköy Oluyor

19. yüzyılda köyde 150 kişiden fazla nüfusun olduğu ve köy nüfusunun ez fazla olduğu dönemde de 220’ye kadar ulaştığı biliniyor. 1908 yılında Polonezköy, diğer Türk köyleriyle hak ve görevler konusunda eşit konuma getiriliyor ve 1918 yılında Polonya bağımsızlığını kazandıktan sonra Türkiye’deki Polonyalı göçmenlerin bir kısmı ülkelerine geri dönüyor. O tarihte Türkiye’de kalan 200 Polonyalının hemen hemen hepsi de Polonezköy de ikamet ediyor. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra “Adampol” resmi olarak “Polonezköy” ismini alıyor. Sonrasında 1938 yılında köydeki Polonyalı göçmenlere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı veriliyor. Günümüzde 90-100 adet Polonya kökenli köylü kaldığı biliniyor.

Polonezköy’ün Özellikleri

Polonezköy bölgesi ve bölgenin yakın çevresinde Akdeniz ve Karadeniz ikliminin karışımı olan “geçiş tipi” iklim görülüyor. Bölge plato niteliği taşıyan bir yapıya sahip olduğundan dolayı yazlar Akdeniz’deki kadar sıcak, kışlar da Karadeniz’deki kadar yağışlı olmuyor. Polonezköy canlı hayatın varlığıyla uzun süre bir av bölgesi olarak görülüyor ve İstanbul’dan günlük turlarla bölgeye geliş gidişler oluyor. Ayrıca tabiat parkı içerisinde sülün ve keklik üretme istasyonu ve geyik karaca üretme istasyonu bulunuyor. Zengin bitki örtüsüne sahip olduğu için birçok yabani hayvana ev sahipliği yapıyor. Özellikle 1960 yılında köyü Beykoz ilçesi ile birleştiren bir yolun açılmasıyla köy misafir akınına uğruyor. Başlangıçta köy, Polonya asıllıların tek veya çift katlı bahçeli müstakil tarzda inşa edilen evlerden oluşurken İstanbul zenginleri de bölgeye ilgi gösteriyor. Köyden toprak satın alanlar lüks ve havuzlu villalar yaptırıyor.

Turizm

Köye ziyaretçi olarak ise ağırlıklı yazın olmak üzere günlük bin ile beş bin arasında değişmekte olan giriş çıkış sağlanıyor. Polonezköy, kente yakın olmasından ama kent kimliğinden uzak bir köy hayatı sunması nedeniyle köyün tercih edilebilirliği artıyor. Köyün ünlü misafirleri arasında Macar piyanist Franz Liszt, Fransız yazar Gustave Flaubert, Çek yazar Karel Droz da bulunuyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Polonezköy’ü ziyaret ettiği ve burada konakladığı biliniyor. Bu ziyaretin anısına bir Atatürk Evi bulunuyor. Bölgede geleneksel yerleşim dokusunun korunuyor ziyaretçiler için açık hava müzesi, kültür evi, Zofia Ryzy Anı Evi, resim ve heykel sergileri yer alıyor. Doğal bitki örtüsü, yaban hayatı, geleneksel evleri, bisiklet parkurları, havuzları, temiz havası ile turların ve günü birlikçilerin dikkatini çekiyor. Şehre bir saatlik uzaklıkta bulunan Polonezköy, şehrin gürültüsünden ve karmaşasından uzak huzur dolu anlar geçirebileceğiniz bir yer olarak öne çıkıyor. Özellikle mayıs, haziran ve temmuz aylarında en güzel dönemlerini yaşayan bölge dinlenmek, yeşilin ve doğanın tadını çıkarmak isteyenlerce tercih ediliyor.

Polonezköy’de Ne yapılır?

·      Açık Hava Müzesi, ahşap konstrüksiyon heykellerden oluşan bu müze, Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Kültür Evinin tam karşısında bulunuyor.

·      Yerli ve yabancı şirket, kurum ve kuruluşlarca, sempozyum, seminer, konferans gibi etkinlikler için tercih ediliyor.

·      Polonezköy Country Club, Adampol Otel, Assos Park Otel başlıca konaklama merkezleri sayılıyor. Ayrıca turistik tesisler; pansiyonlar ve çay bahçeleri de bulunuyor.

·      Polonezköy günümüzün gözde kahvaltı mekânları arasında sayılıyor. Burada geleneksel yoğurt, peynir ve özel yağ ile yapılan kahvaltı özellikle hafta sonları tercih ediliyor.

Beykoz yakınlarında bulunan Polonezköy, gür ormanlar arasında hem kültürüyle hem de iklimiyle İstanbul’un en gözde turizm beldelerinden biri sayılıyor. Köy, Polonyalı köylülerce bir koloni yerleşkesi olarak başladığı hayatına bugün tabiat parkı olarak sürdürüyor. Bölge gerek Polonya, gerek Türklere özgü kültürel motif ve yaşam biçimlerini barındırması bakımından önem taşıyor. Köyün kurulmasında Polonya tarihi ve Osmanlı-Polonya ilişkilerinin önemli rolü bulunuyor. 18. yüzyılda Polonya, Katolik bir Avrupa devleti olarak Çarlık Rusya’sının yayılmasına karşı tampon devlet konumunda bulunuyor. Polonya’nın Rusya tarafından işgali Osmanlı Devleti tarafından savaş sebebi sayılıyor. Osmanlıların savaş sonucunda Polonya’nın paylaşılmasını engelleyemese de kabul etmediği biliniyor.

“Polonya Elçisi Nerede?”

Sarayda yapılan resmi törenlerde Polonya elçisi için boş bir koltuk bırakılıyor ve Sultan, elçi kabul törenlerinde her seferinde imalı bir biçimde soruyor: “Polonya elçisi nerede?” diye bu soruya sadrazam “Sultanım, Polonya elçisi önemli engeller yüzünden henüz gelmedi” diyerek cevap veriyor. Bu öykü Osmanlıların hiçbir zaman Polonya’nın parçalanmasını kabul etmediğini bize gösteriyor. Rus hâkimiyetine girmesine rağmen Polonyalılar çeşitli ayaklanmalar başlatıyor ve bunlar şiddetle bastırılıyor. Ayaklanmalarda başarısızlığa uğrayan liderlerinin bazıları da Osmanlı İmparatorluğu’na sığınıyor. Göç etmek isteyen Polonyalılara sığınılacak bir toprak olması düşüncesiyle 1842 yılında Polonyalı siyasetçi Adam Czartoryski tarafından toprak satın alınıyor. Burada kurulan köye “Adam’ın Köyü” anlamına gelen “Adampol” ismi veriliyor. Burası işgal edilmiş Polonya devleti ve Polonya sınırları dışında kurulan ilk köy olma özelliğini taşıyor.

Adampol Polonezköy Oluyor

19. yüzyılda köyde 150 kişiden fazla nüfusun olduğu ve köy nüfusunun ez fazla olduğu dönemde de 220’ye kadar ulaştığı biliniyor. 1908 yılında Polonezköy, diğer Türk köyleriyle hak ve görevler konusunda eşit konuma getiriliyor ve 1918 yılında Polonya bağımsızlığını kazandıktan sonra Türkiye’deki Polonyalı göçmenlerin bir kısmı ülkelerine geri dönüyor. O tarihte Türkiye’de kalan 200 Polonyalının hemen hemen hepsi de Polonezköy de ikamet ediyor. Cumhuriyet’in kurulmasından sonra “Adampol” resmi olarak “Polonezköy” ismini alıyor. Sonrasında 1938 yılında köydeki Polonyalı göçmenlere Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı veriliyor. Günümüzde 90-100 adet Polonya kökenli köylü kaldığı biliniyor.

Polonezköy’ün Özellikleri

Polonezköy bölgesi ve bölgenin yakın çevresinde Akdeniz ve Karadeniz ikliminin karışımı olan “geçiş tipi” iklim görülüyor. Bölge plato niteliği taşıyan bir yapıya sahip olduğundan dolayı yazlar Akdeniz’deki kadar sıcak, kışlar da Karadeniz’deki kadar yağışlı olmuyor. Polonezköy canlı hayatın varlığıyla uzun süre bir av bölgesi olarak görülüyor ve İstanbul’dan günlük turlarla bölgeye geliş gidişler oluyor. Ayrıca tabiat parkı içerisinde sülün ve keklik üretme istasyonu ve geyik karaca üretme istasyonu bulunuyor. Zengin bitki örtüsüne sahip olduğu için birçok yabani hayvana ev sahipliği yapıyor. Özellikle 1960 yılında köyü Beykoz ilçesi ile birleştiren bir yolun açılmasıyla köy misafir akınına uğruyor. Başlangıçta köy, Polonya asıllıların tek veya çift katlı bahçeli müstakil tarzda inşa edilen evlerden oluşurken İstanbul zenginleri de bölgeye ilgi gösteriyor. Köyden toprak satın alanlar lüks ve havuzlu villalar yaptırıyor.

Turizm

Köye ziyaretçi olarak ise ağırlıklı yazın olmak üzere günlük bin ile beş bin arasında değişmekte olan giriş çıkış sağlanıyor. Polonezköy, kente yakın olmasından ama kent kimliğinden uzak bir köy hayatı sunması nedeniyle köyün tercih edilebilirliği artıyor. Köyün ünlü misafirleri arasında Macar piyanist Franz Liszt, Fransız yazar Gustave Flaubert, Çek yazar Karel Droz da bulunuyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Polonezköy’ü ziyaret ettiği ve burada konakladığı biliniyor. Bu ziyaretin anısına bir Atatürk Evi bulunuyor. Bölgede geleneksel yerleşim dokusunun korunuyor ziyaretçiler için açık hava müzesi, kültür evi, Zofia Ryzy Anı Evi, resim ve heykel sergileri yer alıyor. Doğal bitki örtüsü, yaban hayatı, geleneksel evleri, bisiklet parkurları, havuzları, temiz havası ile turların ve günü birlikçilerin dikkatini çekiyor. Şehre bir saatlik uzaklıkta bulunan Polonezköy, şehrin gürültüsünden ve karmaşasından uzak huzur dolu anlar geçirebileceğiniz bir yer olarak öne çıkıyor. Özellikle mayıs, haziran ve temmuz aylarında en güzel dönemlerini yaşayan bölge dinlenmek, yeşilin ve doğanın tadını çıkarmak isteyenlerce tercih ediliyor.

Polonezköy’de Ne yapılır?

·      Açık Hava Müzesi, ahşap konstrüksiyon heykellerden oluşan bu müze, Cumhuriyet Caddesi üzerinde, Kültür Evinin tam karşısında bulunuyor.

·      Yerli ve yabancı şirket, kurum ve kuruluşlarca, sempozyum, seminer, konferans gibi etkinlikler için tercih ediliyor.

·      Polonezköy Country Club, Adampol Otel, Assos Park Otel başlıca konaklama merkezleri sayılıyor. Ayrıca turistik tesisler; pansiyonlar ve çay bahçeleri de bulunuyor.

·      Polonezköy günümüzün gözde kahvaltı mekânları arasında sayılıyor. Burada geleneksel yoğurt, peynir ve özel yağ ile yapılan kahvaltı özellikle hafta sonları tercih ediliyor.



  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1