İstanbul’da Tarihin Yeniden Canlandığı Semt: Fener - Balat

İstanbul’da Tarihin Yeniden Canlandığı Semt: Fener - Balat

Osmanlı İmparatorluğu döneminde azınlıkların yaşadığı yer olan Fener Balat, çok yıkımlar ve yangınlar gördükten sonra, Cumhuriyet’in ilanıyla göçlerle birlikte demografik yapısında değişimler yaşandı. Anadolu’dan göçle gelen fakir ailelerin yaşam alanına dönüşen semt, Cumhuriyet süresince İstanbul’un alt sınıflarının mahallesi olarak kaldı. 2019 yılında İstanbul’da eski ve yıkık evlerin yerini restore edilmiş, görünümü yenilenmiş ruhu ile yeniden yükselen Balat semti, gençlerin ve turistlerin uğramadan geçmediği İstanbul’un yeni cazibe merkezlerinden.

İki veya üç katlı tarihi evleri, eski elbiseleriyle sokaklarında koşturan çocukları ile Balat, Anadolu’nun herhangi bir ilçesi gibi büyük çoğunluğu eski ve yıkılmak üzere olan tarihin tüm izlerini taşıyan evleriyle İstanbul’da yeniden nasıl cazibe merkezi oldu?

Tarih boyunca çok sayıda yangına, göçe ve sürgüne şahit olmuş yapıların arasında dolaşırken, Balat, İstanbul’un tarihsel dokusunun korunabildiği semtlerden biri olmasıyla ön plana çıkıyor. Şehirleşme sürecinde Türkiye’nin diğer kentlerindeki semtler gibi modern mimariden çok fazla hırpalanmamış, Osmanlı İmparatorluğu döneminde azınlıkların (Rum veya Ermeni) genelde yaşadığı semt olarak biliniyor. 2019’un Türkiye’sinde demografik yapıyı incelediğimizde doğu ve iç Karadeniz’den göç edenlerin yoğunlukta olduğu semt, genelde fakir aileleri bünyesinde barındırıyor. Bu sebeple evlerin bakımsızlıkları ön plana çıkarken, yıkılmak üzere olan evlerde yaşayanları görmek de mümkün.

Balat’ta yaşayan semtin zenginleri göç hareketlerinden sonra yeni adresleri Nişantaşı olmuş. Düşünülünce olumsuz gibi duran bu durum belki de Fener-Balat’ın en büyük şansı olmuş. Haliç ile ilgili sitemizde bulabileceğiz makalemizde anlatıldığı gibi fakir popülasyonun yerine betonarme binalar gelmemiş. UNESCO tarafından dünya mirasları listesine alınan Fener-Balat semti, bugün Fatih ilçesi sınırları içerisinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Avrupa Birliği destekli projelerle yeniden canlanmış durumda. Arnavut kaldırımlarında çocukların top oynadığı bu tarihi semt bugün gençleşmiş ve güzelleşmiş durumda tüm yerli ve yabancı turistleri kendisine çekiyor.

Balat Nasıl Değişti?

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Avrupa Birliği’nin işbirliğiyle Fener-Balat’da rehabilitasyon programı uygulandı. Semt içinde bir bina kiralanarak merkez haline getirildi ve yedi mimarın çalışmasıyla bu merkezde on beş kişilik ekiple birlikte tespit edilen evler restorasyon programına alındı. Şimdiye kadar bu ekiple birlikte yüzlerce evin restorasyonu Avrupa Birliği’nden aktarılan kaynakla gerçekleşti. Burada yapılan iş sadece evlere sahip çıkmakla bitmiyor, restorasyon yapılan bölgenin sosyal ve kültürel açıdan gelişimi de takip ediliyor. Avrupa Birliği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği projeyle belirli hedefler tanımlanmış durumda.

1.    Tarihi yapıların orijinal hallerine zarar vermeden restorasyonunu gerçekleştirmek

2.    Bölge sakinlerine hizmet edecek sosyal merkezler oluşturmak

3.    Balat çarşısındaki dükkanları iyileştirerek çarşıyı potansiyel müşteriler için yeniden canlandırmak

4.    Çevreyi kirleyen katı atıkları bir merkezde toplayıp yöneterek elde edilecek gelirle Balat için kullanmak

Restorasyon

Projede ilk göze çarpan detay evlerin tarihi dokularının muhafaza edilerek restore edilmesi oluyor. İlk olarak 2003 yılında yapılan çalışma çerçevesinde arazi etütleri sonucunda ortaya çıkan verilere göre proje alanındaki yaklaşık 750 binanın tarihi dokuya sahip olduğu tespit ediliyor. Binaların restorasyonuyla birlikte Fener ve Balat semtleri sosyal ve ekonomik açıdan canlandırılıyor. Sürdürülebilirlik burada devreye girerek kentsel rehabilitasyon sağlanıyor.

Semt halkı için yerli ve yabancı ziyaretçilerini çekecek konsept etkinlikler semtte geliştiriliyor ve kültürel tarihi mirasın korunması için teknik kapasitenin ölçümü yapılıyor. Bu amaçla tespit edilen binalar İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Avrupa Birliği’nin fonlarıyla restorasyonu gerçekleşiyor. Böylece diğer binalar için örnek konsept ile özendirilme amacı sağlanmış oluyor. Sadece Fener-Balat semti için değil dünya genelinde aynı özelliklere sahip yerler için de uygulanabilecek rehabilitasyon modellemesi çıkarılmış oluyor.

Sosyal Yaşam

Fener-Balat’da gördüğünüz dokular tamamen bu projenin birinci ayağının eseri olan dokunuşlar oluyor. Projenin sonraki aşamasında ise sosyal merkezlerin kurulması gerekiyor. Bugün İstanbul’da gençlerin ve kadınların gitmek için tercih ettiği semtlerden biri olması hedeflenen amaca ulaşıldığını gösteriyor.

Birkaç yapıda kurulan sosyal merkezler, semtte yaşayanlar için buluşma ve toplantı yerleri olmuş durumda. Bu merkezlerde okuma ve yazma eğitimlerinin yanında mesleki eğitimlerde verilerek, dezavantajlı grupların yararına çalışmalar gerçekleştiriliyor.

Balat Çarşısı

Semtin ticari açıdan gücünü eski haline çevirmek için Balat Çarşısı projesi geliştirilmiş durumda. Kent yaşamındaki bireylerin ihtiyaçlarını karşılayacak bu proje ile Lapçinler ve Lebleciler sokaklarında sıralı bir şekilde tonuzlu dükkanlar onarılmış ve yenilenmiş durumda.


Katı Atık Yönetimi

Balat’ın eski tarihsel doku içinde yeniden canlandırılması projesinde en önemli sorunlardan birisi de çevre kirliliği idi. Proje sorumluları çevre sakinlerine çevre kirliliğini en alt düzeye indirmek için katı atıklarında yerine ayrıştırıldığı çöp toplama merkezleri kurdu. Programa ilçenin belediyesi olan Fatih Belediyesi destek vererek katı atık yönetim stratejisi geliştirerek uygulama aldı. Belediye, bu konuda kirliliği önlemek ve bilinç kazandırmak için kendi araçlarıyla konteynırlardan çöpü ayrıştırarak sokakların temizliğini sağladı. Balat semtinden toplana katı atıklar Fatih belediyesi tarafından ayrıştırılarak geri dönüşüm sağlandı. Buradan elde edilen maddi kazanım ise gene bölge halkının ihtiyaçları için kullanıldı.

Balat-Fener Bölgesinin Tarihi

Fener ve Balat semtleri, İstanbul’un tarihi yarımadasında kalan bölgede Haliç ile batısında Bizans kara surlarının arasındaki bölgede yer alıyor. Buranın sakinleri bir zamanlar Rum, Musevi ve Ermeni kökenli Türk vatandaşlarıydı. Bugün bu halkların izlerinden sonraki jenerasyonlar semtte çok az bulunsa da çoğunlukla İstanbul’un yoğun göç aldığı zamanlardan kırsal alandan gelen ve yoğunlukla Müslüman olan nüfusu barındırıyor.

Fener Semti

Ortodoks Hristiyan inancının önemli merkezlerinden birine ev sahipliği yalan Fener semti, Rum Patrikhanesi’ni bünyesinde barındırıyor.  Bizans döneminden bu yana Rumların yoğun olarak yaşadığı semt, 17. yy’dan bu yana kesme taştan evleri ve zengin işlemeli bina cepheleriyle elitlerin ve burjuvaların tercih ettiği mekan olmuş. Osmanlı İmparatorluğu döneminde birkaç dil bilen Rumlar’ın özellikle devlet kademesinde tercüman ya da diplomat olarak istihdam edildikleri biliniyor.

18.yy’da aristokrat yapıya sahip Rum aileleri Ortodoks Patrikhanesinin çevresinde ahşaptan ve kagir yapıdan villalar inşa ederek Fener’de kentsel yapıyı oluşturmuşlar. 19.yy’da ise bu demografik yapının değişerek yerel Rum ailelerin Boğaz kıyısında bulunan Tarabya, Kuruçeşme ve Arnavutköy gibi semtlere taşındığını görüyoruz. Geriye kalanların devlet kademinde çalışan memurlarla birlikte zanaatkarlar ve küçük esnaflar olarak bölgede çıkan yangından sonra göç eden sakinlerinden boşalan ve yeniden yapılan evlere taşındığını görüyoruz. 19.yy’ın sonlarına doğru İstanbul ilinin Adalar, Şişli ve Kadıköy gibi burjuvazinin yoğun olduğu semtlere taşınıyorlar. Bu olayın ardından nüfus yapını değişen semt, 1960’lı yıllara kadar Rum mahallesi olarak biliniyor. Türkiye’de varlık vergisi uygulamasından sonra Rumların kitlesel olarak İstanbul’dan taşındığını, Karadeniz bölgesinden gelen düşük gelirli nüfusa ev sahipliği yaptığı görünüyor. Haliç bölgesinin endüstriyel olarak sanayileşmesiyle birlikte semtin karakteristik özellikleri kaybolmaya başlamış.

İstanbul’un Nostaljik Mekanları Haliç makalesinde ayrıntılı bir şekilde anlatılan bu olay, Fener’in olduğu Haliç’in güney kesimini etkileyerek 1980 yıllarda fiziksel değişime yol açmış, 18.yy’dan kalma binaların çoğunluğu dönemin belediyesi tarafından park yapılmak içinde yıkılmıştır.

Balat

İstanbul’da yaşayan Musevilerin tarihi açısından büyük önem taşıyan Balat, İstanbul’un fethinden sonra kente getirilen Makedonya Musevileri ile birlikte İspanya’dan göç eden Musevilerin yerleştiği semt olarak biliniyor. Aynı zamanda burada yer alan küçük bir Ermeni cemaatiyle birlikte yüzyıllardır bir Musevi semti olarak bilinmekte. 1984 yılında olan depremlerle semtin zengin elit kısmı dini yapıları olan sinagog ve hahambaşılıkla birlikte Galata’ya taşınmışlar, 20.yy’da İsrail devletinin kurulmasıyla birlikte nüfusun dörtte biri Balat’tan göç ederek, nüfus yapısında ciddi değişikliğe yol açmıştır. Musevi cemaatin azınlığa düştüğü semtte daha çok Karadeniz Bölgesi ve Kastamonu ilinden gelen göç dalgasıyla nüfus yapısı değişmiştir. Kalan kesimin büyük çoğunluğu da ekonomik yapıları iyi olduğu için daha da zenginleşerek Şişli’ye taşınmışlardır.

Bugün Balat küllerinden yeniden doğuyor. Gençlerin Karaköy ile birlikte yeni cazibe merkezlerinde biri. Küllerinden yeniden doğan Balat’a yerli yabancı pek çok turist ziyaret ediyor. Kendisine hayran bırakmaya devam eden bu semtin aynı havasını solumak için Türkiye’den en az 250.000 USD değerinde ev, iş yeri, arazi ve benzeri gayrimenkulleri satın alan herkes doğal güzellikleri, eşsiz tarihi ve misafirperverliğiyle öne çıkan ülkenin Türk vatandaşlığı avantajından Trem Global gibi profesyonel şirketlerin rehberliğiyle yararlanabiliyor.




  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1