İstanbul\'un Muhteşem Yalıları

İstanbul\'un Muhteşem Yalıları

İstanbul Boğaz’ını bir cennet köşesi haline getiren, arkalarına yeşilin en güzel tonlarını, karşılarına Marmara Denizi’ni almış olan İstanbul’un incileri, fiyatları ve mimarileriyle görenleri büyülüyor. Bordo renkliler devlet mensuplarının, açık renkliler Müslümanların, gri ve tonlarındaki yalılar ise Müslüman olmayan kişilerin olacak şekilde inşa edilen yalılar, tüm haşmetiyle Boğaz’dan geçenleri selamlıyor. İşte Boğaz’a inci gibi dizilmiş, İstanbul’un muhteşem yalıları…

Tophane Müşiri Zeki Paşa Yalısı

Adalardan bile daha pahalı olduğu bilinen Tophane Müşiri Zeki Paşa Yalısı, İstanbul Boğazı’nın en dikkat çeken yalılarından. Müşir Zeki Paşa için Fransız mimar Alexandre Vallaury tarafından 19. yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olan yalının her biri deniz manzaralı yirmi üç odası, sekiz banyosu, dört mutfağı, 4 bin metrekarelik bahçesi, asansörü ve 110 metrelik rıhtım boyu bulunuyor. Boğaz’ın en görkemli sahil saraylarından biri olan Tophane Müşiri Zeki Paşa Yalısı’nı diğerlerinden ayıran en önemli özelliği şato görünümünde olması olarak biliniyor.

Muhsinzade Yalısı

Sadrazam Muhsinzade Mehmet Paşa tarafından 19. yüzyılda yapılmış ve 1920 yılına kadar ailesi tarafından kullanılmış olan yalı, İstanbul’un muhteşem yalıları arasındaki yerini alıyor. Muhsinzade Yalısı, İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında, Kuruçeşme sahilinde bulunuyor. Heybetiyle görenleri kendine hayran bırakan yalı, geçmişte Boğaziçi’ndeki en büyük yapılardan biri olarak anılıyordu. 1980 yıllarında yirmi iki mirasçısı tarafından satılan bu güzel yalının, eski inşasına göre restore edildiği biliniyor. Küllerinden doğan yalı, İstanbul’un en lüx otellerinden Les Otoman Oteli olarak hizmet veriyor.

Fethi Ahmet Paşa Yalısı

Halk arasında renginden dolayı ‘’ Pembe Yalı’’ olarak anılan Fethi Ahmet Paşa Yalısı’nın inşa tarihi bilinmiyor. Boğaziçi Kuzguncuk sahilinde yer alan yalının 1700’lü yıllardan biraz daha öncesine ait olduğu ileri sürülüyor. Yapılan onarımlarda eski plandan bağımsız hareket edilmediği, ancak mimari ayrıntılarında ve süslemelerde revize döneminin empire üslubunun kullanıldığı fark ediliyor. İki katlı ahşap binanın inşası, merkezi sofası kıyıya dik, önü denize, arkası yemyeşil koruluğa açılacak şekilde planlanmış. Koruluk ise hala yalının arkasında, Fethi Paşa Korusu adıyla halka açık bir dinlenme alanı olarak kullanılıyor.

Kont Ostrorog Yalısı

İstanbul’un Üsküdar ilçesinde bulunan, 19. yüzyılın ilk yarısında inşası tamamlanmış olan yalının kimin tarafından yapıldığı bilinmiyor. 20. yüzyılın başlarında Polonyalı Leon Valerien Ostrorog’un satın aldığı yalı aynı isimle anılıyor. Çiçekler içindeki bahçesiyle cenneti andıran bu yalının 1882 tarihli bir hamam aynası ve çeşmesi bulunuyor. Türkiye’nin en önemli iş adamlarından Rahmi Koç tarafından satın alınan yalının bahçesinden açılan oldukça büyük bir kapıyla salona girilebiliyor. Yalının ön ve arka kapıları tamamen açıldığında salon, arkasındaki koruluk ve önündeki denizle adeta bütünleşiyor. İstanbul’un muhteşem yalılarından olan iki katlı ahşap yalının irili ufaklı on beş odası bulunuyor. Odaların tavanları ahşap işçiliğinin en güzel örneklerini barındırıyor. İçerisinde antika eşyalar, Çin vazoları ve lambaları bulunduran yalının çok zengin bir kütüphanesi de var.

Esma Sultan Yalısı

Sultan I. Abdülhamid’in çok renkli bir hayat yaşadığı söylenen kızı Esma Sultan için yapılmış olan yalı, Ortaköy’de bulunuyor. 1700’lü yıllarda inşa edilmiş olan yalının, 1900 tarihlerinde okul yapıldığı ve sonrasında tütün deposu olarak kullanıldığı zamanlarda çıkan yangın nedeniyle hasara uğradığı biliniyor. 1990’larda restore edilen yalı günümüzde sosyal toplantılar ve sosyete düğünleri için kullanılıyor.

Huber Yalısı

İstanbul Sarıyer mevkiinde bulunan yalı, Boğaz’ın en geniş yeşil alanlarından biri olan bahçesi ve heykelleriyle ün salıyor. Osmanlı Devleti’ndeki silah fabrikalarının temsilcileri olan Huber kardeşlere ait olan yalının, Osmanlı saltanatının bitimiyle sahiplerinin Almanya’ya dönmesi üzerine sahipsiz kaldığı biliniyor. Yalıyı satın alan kişiler tarafından bir süre sonra Notre Dame de Sion Okulu’na devredilen yalı uzun yıllar bir eğitim yuvası olarak kullanıldı. 1985’te Cumhurbaşkanlığı Yazlık Köşkü haline getirilmiş olan yalı, Çin, İngiliz, Fransız, İtalyan, Acem, Arap ve Osmanlı mimarisinin bir karması olarak biliniyor.

Afif Ahmed Paşa Yalısı

İstanbul’un en gözde semtlerinden Yeniköy’de bulunan yalının ilk sahibi Koca Reşit Paşa’nın kızı Ferendiz Hanım’dır. Günümüzde koru ile bağlantısı kesilmiş olan yalının 17 bin 500 metrekarelik koru alanı bulunuyor. Yalıya ismini vermiş olan ikinci sahibi Beyrutlu Ahmet tarafından Alexandre Vallaury’e bugünkü hali inşa ettirilmiş olan yalının neo-barok tarzında inşa edildiği biliniyor. Yıllar sonra, Türkiye’nin en bilinen ailesi Sabancı’lar tarafından oldukça yüksek bir ücret karşılığı satın alınmış, İstanbul’un muhteşem yalıları arasında bulunan yapı, bilinen en popüler dizilerden Aşk-ı Memnu ve 1001 Gece dizilerinin çekimlerinde kullanıldı.

Fehime ve Hatice Sultan Yalıları



Ortaköy’de bulunan yalı, daha çok Gazi Osman Paşa Yalısı olarak biliniyor. Plevne Savaşı kahramanı olan Paşa’ya 1883 yılında II. Abdülhamid tarafından hediye edilmiş olan yalı daha sonra V. Murad’ın kızı Fehime Sultan’a hediye edilince, onun adıyla anılmaya başlandı. Yalının yanında, yeşil rengiyle gözlere çarpan, Fehime Sultan’ın kardeşi’ne adanmış Hatice Sultan yalısı yer alıyor. Uzun yıllar yetimhane, ilkokul ve spor kulübü olarak kullanılan yalı, Türk Hava Yolları ve uçak yemekleri hizmeti veren şirket DO&CO şirketi tarafından restore edilerek bugünkü halini aldı. Fehime ve Hatice Sultan Yalıları, günümüzde Ortaköy Oteli adıyla hizmet veriyor.






  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1