Türkiye’de Nevruz Bayramı

Türkiye’de Nevruz Bayramı

Her sene 21 Mart’ta kutlanan Nevruz Türkiye de dahil olmak üzere birçok ülkede büyük bir coşku ile karşılanıyor. Nevruz kelime anlamı olarak yeni gün yeni bahar anlamlarını taşıyor. Baharın gelişini simgeleyen nevruz bayramının kökleri oldukça eskiye dayanır. İran kökenli bir bayram olan Nevruz bütün Türk ülkelerini etkilemiştir.

3000 yıldır kutlanmakta olan Nevruz’un adı geçen ilk yazılı eser ise 2.yüzyıla dayanmaktadır. İran takvimine göre yılın ilk günü olan Nevruz’un orta doğu bölgesinde etkisi göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Birleşmiş Milletler tarafından Dünya Nevruz Bayramı olarak ilan edilen Nevruz pers kökenli olmasıyla dikkat çekmektedir, her 21 Mart resmi olarak kutlanmaktadır.

Tatil olarak kutlanan Nevruz bayramı, Zerdüştler ve Bahailer için de oldukça özel bir gündür. Nevruz bayramının kökenlerinin ise değiştiği gözlemleniyor. Kürtlerde ve İranlılarda, mitoloji öğesi olan Kawa ile bağdaştırılan Nevruz, Türk halkları tarafından Ergenekon Efsanesi ile anılır. Nevruz her ne şekilde anlatılıyor ya da kutlanıyor olsa da baharın gelişini ve doğanın canlanmasını sembolize etmektedir.

Nevruz’un Tarihi

Eski Farsçada yeni gün anlamına gelen Nevruz günümüz Farsçasında da aynı anlamı taşıyor. Nevruz kelimesine detaylı olarak bakılırsa ‘nev’ kelimesi yeni, ‘ruz’ kelimesi ise gün demektir. Tarihte yazılı kayıtlarda ilk görüldüğü tarih 2. yüzyıl olmasına karşın bundan çok daha önceki tarihlerde Nevruz zamanı Pers şahına hediyeler verildiğine dair bilgilere ulaşılmıştır.

Farsça yazılışı Nouruz olan Nevruz, 15.000 yıl öncesine dayanıyor. Ünlü Pers Kralı Cemşid tarafından başlatıldığı düşünülen Nevruz kutlamaları, eski çağlarda mevsimlerin hayata olan etkisini vurguluyor. Öyle ki kışın hayat durduğu için baharın gelişi ile hayat yeniden başlıyor, doğa kendini yeniliyor. Doğadaki canlanma üzerine ise özel kutlamalar yapılıyor.

İran’da Nevruz

İran halkı için kadim olan Nevruz ülkede 13 gün kutlanıyor. Persler tarafından 3000 yıldır kutlanmakta olan bayram, İran’da Ferverdin ayının 1’ine denk gelir ve baharın gelişini simgeler. İran Zerdüşt’lük ile İslami sembolleri harmanlayarak Nevruz’u günümüze kadar taşımıştır. Nevruz kutlamaları ise toplamda 1 hafta sürer. Nevruzdan önceki ayın, yani İsfend ayının son Çarşamba günü ‘’Çarşanbe Suri’’ olarak bilinir. Bu da Çarşamba Ateşi ya da Kırmızı Çarşamba anlamlarına gelir. Ünlü ateş üzerinden atlama ritüeli de bu gün gerçekleşir. Nevruzda bayram alış verişi yapmak, yeni giysiler almak ve bahar temizliği yapmak Nevruz’un önemli ritüellerindendir.

Nevruz günleri resmi tatildir. Nevruz bayramı kendi içerisinde de birçok detay içermektedir. İranlılar özenle sofra kurarlar ve akrabalar, eş dost bir araya gelir. Çocuklara bayram harçlığı vermek adettendir.

Nevruz sofralarında; hafız divanı, akvaryum, ayna, boyanmış yumurtalar, Heft Sin (Sin harfi ile başlayan yedi yiyecek; Sib (Elma), Sir (Sarımsak), Senced (İğde), Sabze (Yeşil buğday çimi), Samenu (Buğday tatlısı), Sikke (Para), Somak (Sumak)), ek olarak da Kuran-ı Kerim konulur. Heft Sin içerisindeki her şeyin anlamı bulunur. Elma güzelliği, sarımsak sağlığı, para bereketi, kırmızı balık ise bereketin ve son ay İsfend’in sembolleridir.

Türkiye’de yaşayan İranlılar tarafından da uygulanmakta bu ritüeller İranlıların kültürel mirası olmakla birlikte Pers halkı için oldukça önemlidir.

İran ve Türkiye

İran’sız Türk medeniyeti ve Türkiye olmadan da İran düşünülemez. İki kültür arasındaki gelenek, dil ve din paylaşımları sayılamayacak kadar geniş ölçektedir. Türk dilinde Farsça’dan birçok kelime olduğu görülmektedir. Bahsedilen kelimeler sayılı değildir toplam halde bakıldığında bir lügat oluşturmaktadır. Türk edebiyatındaki gelişmelerde Farsça kökenli kelimelerin oynadığı rol oldukça büyüktür ve gerek eski İran sanatı gerekse İran şiirinden etkilenilmiştir. Birbirlerini tamamlayan iki halk arasında alışveriş uzun yıllardır sürmektedir. Türklerin Dünya’ya açıldığı yer olarak gösterilen bugünkü Orta Asya bölgesinde orta çağ dönemlerinde yüksek Farsça konuşuluyordu. Bu yüksek Farsça, Türk medeniyetinde İslamiyet öncesindeki dönemde bile güçlü İran etkileri bırakmıştır.

İranlıların Türkiye’deki Hayatı

Türkiye bütün milletleri hoşgörüyle karşılayan bir ülkedir. Ülkede bulunan yüksek sayıda yatırım ve gayrimenkul fırsatları da İranlıların dikkatini çeken önemli bir faktördür. Türkiye’ye yoğun ilgi gösteren yabancıların başında İran vatandaşları geliyor. 1979’dan bu yana Türkiye’ye yerleşen İran vatandaşı sayısı 2 milyonu geçmektedir. Türkiye, sunduğu yüksek yaşam standartlarını benimseyen İranlılar için yeni bir yuva oluyor. Türkiye’ye yerleşen İran vatandaşları burada daha iyi sağlık sistemi, daha iyi eğitim kalitesi ve daha çok yatırım olanağı bulunduğunu belirtiyor. Burada iş kurmak isteyen İranlılar ise ülkenin kolay ve hızlı evrak sürecinden memnun kalıyor. İran’dan ülkemize gelen genç nüfus ise Türkiye’deki iş olanaklarının çok çeşitli ve geniş olduğunun altını çiziyor.

İran’dan ülkemize olan yoğun göçün ilk sebebi 1979 devrimi. Son yıllarda ise İran vatandaşları İran’da yaşanan ekonomik gerilemeler sebebiyle Türkiye’yi tercih ediyor. Türkiye’deki güvenilir ekonomi, Türk bankalarının kolay kredi vermesi de İran vatandaşlarını burada yatırım yapmaya çekiyor. Son yıllarda en az %25 artış gözlemlenen Türkiye’ye göç eden İran vatandaşlarının ise tercih ettiği ilk şehir diğer ülke vatandaşları gibi büyüleyici İstanbul oluyor.

İran kökenli yatırımcılar en çok İstanbul’un belli başlı semtlerinde yatırım yapıyor. İranlılar yaşamak için en çok Zekeriyaköy ve Beylikdüzü gibi yeşili bol alanları seçiyor. Özellikle Zekeriyaköy’de bulunan Fema Garden projesinde yer alan ailelerin %40’ı İranlılardan oluşmakta. Yatırım için ise Esenyurt başta olmak üzere yeni gelişen bölgelerde yoğunluk mevcut. Esenyurt’ta İranlı yatırımcının dikkatini en çok çeken proje ise 162 metrelik görkemli yüksekliğiyle Aris Grand Tower. Aris Grand Tower’da bulunan ofis ve dükkanlar iş kurmak isteyen İranlı yatırımcılar için en çok tercih edilen projeler arasında. İstanbul’u tercih eden İranlılar için diğer bölge tercihleri ise başkent Ankara, ardından da ünlü tatil şehirleri Bodrum ile Antalya oluyor.

Türkiye’de Nevruz

Her sene bütün Türk ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de büyük bir ilgiyle karşılanan 21 Mart, görkemli kutlama manzaralarına şahit oluyor. Bu özel günde mutluluk ön planda. Kutlama törenleri bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir. Kardeşlik bayramı haline gelen Nevruz, Türkiye’de de bütün Nevruz kutlayan ülkelerle aynı değeri ve ilgiyi görüyor. Aileler, arkadaşlar bir araya gelip, birlikte Nevruz kutluyor. Nevruz ateşi üzerinden atlamak ise artık sembol haline gelmiş bir gelenek.

Türk toplumlarında yüzyıllardır kutlanan Nevruz, Osmanlı döneminde de yoğun ilgi görürdü. Osmanlı’da yalnızca Nevruz zamanı Nevruzziye isimli bir macun yapılır ve halka dağıtılırdı.

Nevruz’u kutlamak için “Nevruz’unuz kutlu, dölünüz hayırlı ve bereketli olsun’’ deniliyor. Bazı bölgelerde ‘’Sultan Navruz’’ ismiyle kutlanan Nevruz 22 Mart’ta gerçekleşiyor. Halkın inanışına göre Sultan Navruz diye güzel bir kız vardır. 21 Mart’ı 22 Mart’a bağlayan gece ise batıdan doğuya geçer. Bir diğer batıl inanç Nevruz’u kuş kılığına girip uçan bir derviş olarak betimler. Nevruz gecesinde Sultan Navruz geçerken uyanık olan kişilerin dileklerinin gerçek olacağına inanılır. Bazı köylerde de Nevruz ‘’Kış Bitti Bayramı’’ olarak kutlanır. Nevruz gecesinde gençler dilek tutar ve halk arasında bu dileklerin gerçek olacağına inanılır. ‘’Mart Bozumu’’ da denilen Nevruz’da ‘’Mart içeri, pire dışarı’’ denilerek eski hasırların üzerinden de atlanmaktadır. Toros Türkmenlerinde de Nevruz ‘’Mart İpliği’’ ismiyle yaylalarda kutlanır.













  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1