İstanbul’un Yeni Kültür Sanat Vitrinleri

İstanbul’un Yeni Kültür Sanat Vitrinleri

Yıllar önce sanat galerilerinin bile bürokratik işlemlerden ve halk nezdinde sahip çıkılmamasından dolayı güçlükle yer bulduğu İstanbul’da, artık dönemin ihtiyaçlarına yönelik hizmetler sunan girişimci ile yaratıcı ruhun ahengiyle süslenmiş müzeler bulunuyor. Yurt dışı programlarınızda benzerlerini Avrupa’nın ünlü şehirlerinde gördüğünüz özel teşebbüslerin açtığı özel müzeler, İstanbul’un 2019 ve ötesi hedefleri için şehrin pek çok farklı noktasındaki yeni kültür ve sanat vitrinlerinde seçkin eserlerini sergiliyor.

Toplumun damarlarından biri olan sanat ile sanatçının yetişebilmesi için o toplumu oluşturan nesillerin babadan oğula, nesiller boyu entelektüel camiada yer almış olması gerekiyor. Sanatçının eserlerini, fikirlerini benimsemiş toplumlar kriz dönemlerinden geçerken kolay şekilde bunu atlatıyor. Toplumdaki bu olgunun farkındalığa ulaşmış yatırımcı ve iş adamları, kendi isimleriyle amaçlarını yaşatabilmek için pek çok sosyal ve kültürel çalışmaların yanında müze de açıyor. Kendi teşebbüsleriyle bu girişimleri başlatmasalardı, belki de bugün ülkenin müzelerini sadece yabancı turistler gezecek, halkın seviyesine ekonomik anlamda inip sanat ile halk buluşamayacaktı. İşte İstanbul’un yeni kültür ve sanat vitrinleri:

Rahmi M. Koç Müzesi

Türkiye’de özel bir girişimin desteğiyle ortaya çıkmış endüstri, iletişim ve ulaşım konularında eserlerin bulunduğu müze, yaklaşık 11.250 m2’lik bir alanı kaplıyor. Haliç bölgesinde yer alan müze dışarıdan bakıldığında devasa bir alana yayılmış, özellikle kullanılmayan savaş uçaklarının heybetiyle ziyaretçilerini karşılıyor. Müzenin temelleri ilk olarak 12. Yüzyılda Bizans İmparatorluğu zamanından kalma duvarlar üzerinde 14. Osmanlı padişahı ve 93. İslâm halifesi, Sultan III. Mehmed ve Handan Valide Sultan'ın oğlu olan I. Ahmet tarafından yaptırılıyor. Osmanlı İmparatorluğu döneminde bu duvarların içinde lengerhane binası bulunuyor. Yayvan ve kenarları geniş büyük bakır kapların üretildiği bu bina daha sonraları alanın dar olması sebebiyle 1861 yılında Osmanlı Deniz Hatları Şirketi (Şirket-i Hayriye) tarafından, gemilerinin bakım ve onarımlarını gerçekleştirmek için yapılan Hasköy Tersanesi ile birlikte Koç Ailesi tarafından satın alınarak müzenin kuruluş serüveni başlatılıyor.

Denizaltılar, Saltanat Vagonları, Thomas Edison Patentli Telgraf

Restorasyon çalışmaları Garanti Koza tarafından gerçekleştirilen müze, yapılan gezilerin ardından yorulan ziyaretçilere devasa restoranıyla Türk damak tadının en nefis lezzetlerini de sunuyor.

Rahmi M. Koç müzesi, İstanbul’un kültür sanat hayatını keşfetmek için gelenlere umduklarından fazlasını ikram ediyor. Endüstri, iletişim ve ulaşım alanında kullanılan araçlardan tutunda, tarihe geçmiş, artık kullanılmayan eserleri yakından görme ve onların hikayelerini dinleme fırsatı bulabileceğiniz müzede yer alan ayrı ayrı hikayesi olan eserler:

1917 Albion Röntgen Aracı, 1961 model Amphicar, 1898 Maiden Buharlı Otomobil Zeytinyağı Fabrikası, TCG Uluçalireis Denizaltısı, Saltanat Vagonu, Thomas Edison Patentli Telgraf, Lokomotif G10, Douglas DC-3 ‘Dakota’, SS Kalender Gemisi, Buhar makineleri, B-24 Liberator ‘Hadley’s’ Harem, Römorkörler bunlardan bazıları.

Geleneksel Türk Dükkanları Rahmi M. Koç Müzesinde

Rahmi M. Koç müzesinde yer alan diğer bir bölümde ise diğer müzelerde göremediğimiz Türk tarihinde esnaf ve zanaatkarlığın önemli eserlerine ev sahipliği yapan geleneksel dükkanlar yer alıyor. Bir cadde üzerinde sıralanmış bilimsel aletler, ayakkabıcı, demirci, eczaneci, gemi donanımı ve oyuncakçı dükkanları, ziyaretçilerin ilgisini çeken küçük ve nadir objeleri barındırıyor.

Açık olduğu zamanlar: Müze Salı-Pazar günleri arasında açıktır.

Müze giriş ücreti: Yetişkinler için 18 TL, Öğrenciler için 7 TL. Müzekart sahiplerine bilet fiyatı üzerinden %20 indirim uygulanıyor.

Lokasyon: Rahmi M. Koç Müzesi Hasköy Cad. No: 5 Hasköy - İstanbul

İstanbul Modern Sanat Müzesi

Modern sanat akımlarının toplumda yer edinebilmesi için yeterince desteklenmesi ve toplumdaki her kesime ulaşılabilir olması gerekiyor. İstanbul Modern, geçici modern sanat sergilerinin en çarpıcı eserlerine ev sahipliği yapıyor. Her türde sanat eserinin sergilenebildiği müzede göze çarpan sergiler daha çok fotoğraf ve sinema alanındaki eserler oluyor. Türk sineması ve Dünya sinemasından harika eserlerin yer aldığı müzeden, çağdaş sanat ortamının dinamizmi yayılıyor.

İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın kurucusu Dr. Nejat F. Eczacıbaşı, İstanbul’un kalbi konumunda yer alacak modern sanat müzesi kurma fikriyle 1987 yılında bir çalışma gerçekleştiriyor ve müzenin kuruluşu yoğun çabalar sonucu sağlanıyor.

Fotoğraf ve Sinema’ya Yeniden Bakış

İstanbul Modern’de yer alan bölümlerden ikisi fotoğraf ve sinema üzerine. Müzede yer alan fotoğraf koleksiyonu, Osmanlı İmparatorluğu dönemlerinden modern Türkiye dönemine bir halkın tüm gerçekliğini çıplaklığıyla sergiliyor. Uluslararası fotoğrafçıların eserlerinin de bulunduğu müzede, fotoğraf sanatının geliştirilmesi, yorumlanması ve korunması için de eğitimler veriliyor.

Sinema birimi ise, klasik sinema filmlerinden deneysel sinema türüne kadar yer almış sinema örneklerini sergileyerek ziyaretçilerini bilgilendirmeyi ve eğlendirmeyi amaçlıyor. Aylık programlar halinde yer alan sinema örneklerini göreceğiniz birimde film gösterimleri gerçekleşiyor. Bu örneklerle, hem yerel ziyaretçilerin hem de uluslararası ziyaretçilerin bilinçlerinin yükselmesi hedefliyor.

Açık olduğu zamanlar: Pazartesi hariç her gün.

Müze giriş ücreti: Tam: 32 TL İndirimli (Öğrenci, Öğretmen, Emekli ve 65 Yaş Üstündekiler): 18 TL

Perşembe günleri Türk vatandaşlarına ücretsiz.

Lokasyon: Asmalımescit Mahallesi, Meşrutiyet Caddesi, No:99 Beyoğlu - İstanbul

Sakıp Sabancı Müzesi

İstanbul’un şehir hayatı içinde nefes alan noktalarından biri olan Emirgan Korusu ile İstanbul Boğazı’na bağlanan tepede kurulmuş ve halk nezdinde “Atlı Köşk” adıyla bilinen Sakıp Sabancı Müzesi, bir çok defa el değiştirerek günümüzdeki müze halini alıyor.

İstanbul’da ailesi için geniş bir yazlık ev hayaliyle Hacı Ömer Sabancı müzenin bulunduğu binayı Prens Mehmed Ali Hasan’ın oğullarından 1951 yılında satın alıyor. Aynı zamanda sanat eserlerine düşkünlüğüyle bilinen Hacı Ömer Sabancı’nın Mahmud Muhtar Paşa’nın İstanbul’da Moda bölgesinde yer alan Mermer Konağı’nda yapılan at heykelini satın alarak köşkün önüne dışarıdan görülebilecek şekilde yerleştirmesi “atlı köşk” ismiyle halk dilinde anılmasına neden oluyor.

Hacı Ömer Sabancı’dan sonra köşk 30 yıl boyunca Sakıp Sabancı ve ailesi tarafından konut olarak kullanılıyor.

1994 yılında Hacı Ömer Sabancı Vakfı önderliğinde Sabancı topluluğu tarafından kurulma kararı alınmış, Türkiye'de liberal bilimler tarzı eğitim veren yüksek öğretim kurumu olan Sabancı Üniversitesi tarafından 49 yıllığına kiralanan yapı, içindeki olağanüstü eserler ve yeşilin her tonunu görebildiğiniz bahçesiyle ziyaretçilerine kapılarını 2002 yılında Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi olarak açıyor.

Tarihi atlı köşk ve yanında ileri teknolojik kullanım ergonomisine sahip galerisiyle uluslararası düzeyde müze standartlarında yer alan Sakıp Sabancı Müzesi, son derece değerli el yazması eserleri, 19. ve 20. yüzyılda yaşamış ressamların resim koleksiyonlarını geniş bir sergi alanında bulunduruyor. Müzede aylık programlara göre çeşitli düzeyde eğitimler verilirken, sürekli ve geçici sergileme imkanlarının yanında internet yayınıyla da tüm dünyaya eserler tanıtılıyor.

Sabancı ailesinin köşke kaldığı dönemde kullandığı mobilyalar, 18. – 19. Yüzyıl sanat eserleri, heykeller, madeni eserler, porselen objeler, dekoratif sanat eserleri, 18. Ve 19. Yüzyıla ait Çin vazoları, dekoratif tabaklar, Fransız porselenleri, Berlin ve Viyana atölyelerinde üretilmiş Alman porselenleri gibi pek çok eseri İstanbul’da Sakıp Sabancı müzesinde görebilirsiniz.

Açık olduğu zamanlar: Pazartesi hariç her gün.

Müze giriş ücreti: Tam: 30 TL İndirimli (Öğrenci, Öğretmen, Emekli ve 65 Yaş Üstündekiler): 20 TL

Çarşamba günleri ücretsiz.

Lokasyon: Emirgan, Sakıp Sabancı Cd. No:42, Sarıyer/ İstanbul

Pera Müzesi

İstanbul’un merkezindeki konumuyla öne çıkan müze, Taksim’de Meşrutiyet Caddesi üzerinde yer alıyor. İstanbul’da sanat dünyasının nabzının attığı yerlerden biri olan müze daha çok verdiği eğitimlerle ön plana çıkıyor.

Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından 2015 yılında faaliyete geçiriliyor. Çeşitli bölümlere sahip müzede üç özel koleksiyon sergileniyor. Birinci ve ikinci müze katları sergi salonu olarak kullanılırken, üçüncü, dördüncü ve beşinci katlar oditoryum ve fuaye alanı olarak kullanılıyor. Pera Müzesinin giriş katında ise sanat yapıtlarıyla alakalı özel hediyelik eşyaların satışı yapılıyor.

Kütahya Çini ve Seramik Koleksiyonu

Müze katlarından büyük bölümünü Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu oluşturuyor. Bu koleksiyonda eski zamanlardan günümüze Anadolu coğrafyasında kullanılmış yerel ağırlık ve ölçü birimleri, dönemin şartları ve teknolojisiyle üretilmiş tartı ve ölçü aygıtlarının önemli örnekleri sergileniyor. Tarih ve arkeoloji meraklıları için seçkin eserlerin yer aldığı müzede aynı katın diğer bölümünde çinicilik sanatının Anadolu’da gelişmiş örneklerinden olan Kütahya Çini ve Seramik Koleksiyonu yer alıyor. Türk-İslam medeniyetinin mimari yapılarında asırlardır kullanılan çinin hikayesine ev sahipliği yapan müze, bu alanda örnekleri bir araya getiren ilk müze olarak biliniyor.

Kaplumbağa Terbiyecisi

Müzenin belki de en zengin koleksiyonlarından biri sayılan Oryantalist Resim Koleksiyonu, 17. yüzyılda ve 18. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı İmparatorluğu’ndan etkilenmiş ve esinlenmiş Avrupalı “oryantalist” ressamların seçkin eserlerini ve sanat çevreleri tarafından tek yerli oryantalist sayılan Osman Hamdi Bey’in eserleri ve meşhur Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunu ziyaretçilerin beğenilerine sunuyor. Bulunduğu yer itibariyle İstanbul’da yerli ve yabancı ziyaretçiler için en önemli sanat merkezlerinden biri olan Pera Müzesi, "Osman Hamdi Bey'in Dünyasına Yolculuk" sanal gerçeklik (VR) deneyimiyle beraber Taksim’e yolu düşen herkesi ziyaretine bekliyor.

Açık olduğu zamanlar: Pazartesi hariç her gün.

Müze giriş ücreti: Tam: 25 TL

İndirimli (Öğrenci, Öğretmen, Emekli ve 65 Yaş Üstündekiler): 10 TL

Pera Müzesi her Cuma 18.00-22.00 arası ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Pera Müzesi ziyareti ve Pera Film gösterimleri Çarşamba günleri tüm öğrencilere ücretsiz.

Lokasyon: Meşrutiyet Caddesi No:65 Tepebaşı - Beyoğlu - İstanbul



  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1