İstanbul’un Nostaljik Semtleri; Samatya

İstanbul’un Nostaljik Semtleri; Samatya

İstanbul’un “Eski Suriçi” diye bilinen semtlerinden biri de rengarenk bir tarihi gözlemlediğiniz Fatih ilçesinin sahil yolu boyunca uzanan semti Samatya. Kendine özgü kültürüyle, güvene dayalı dostluklar kuran esnafıyla, bir tarafında deniz diğer tarafında ise Yedikule bostanlarını barındıran semtin sokaklarında gezerken İstanbul’un Bizans döneminden başlayan tarihini ve Osmanlı İmparatorluğuyla birlikte Fatih Sultan Mehmet’ten günümüze gelen zamanlarını soluyorsunuz.

İstanbul’un Kozmopolit Semti

Bir yanda ezan sesleriyle birlikte kiliselerden gelen çan seslerini duyduğunuz, İstanbul’un kozmopolit yapısının örneklerini görebildiğiniz Samatya semti, Ermeni nüfusun yoğun olarak yaşadığı semtlerden biri olarak biliniyor. Dünyadaki farklı dinlere, değerlere ev sahipliği yapan Türkiye’de, doğal haliyle Hollywood film platolarını aratmayan tarihe sahip Samatya’nın geçmişi, antik Bizans’ın kurucusu kabul edilen Megaralı Byzas’ın İstanbul’a gelmesinden çok öncelere dayanıyor.

Psamatia ismiyle bilinen ve sur içinde kalan semtin nüfus popülasyonu tarihte seyrek, en bilinen yeri ise Studios Manastırı’ymış. O dönem şehir nüfusunun yaşamadığı bölgede, yapılan kazı çalışmalarında 5.yy’da yaşamış suçlulara ve idam mahkumlarına ait mezarlıklar bulunuyor. Bu sebeple Samatya semti, “yargılama yeri, mahkeme alanı” anlamlarına gelen Krisis ismiyle anılıyor. İstanbul’un fethinden önce yoğun bir nüfus popülasyonu görülmeyen semt, fetih sonrası Fatih Sultan Mehmet tarafından Anadolu’nun çeşitli kasabalarından getirilen Ermeni ustaları, sanatkarlar ve işçilerle birlikte İstanbul’u yeniden inşa etmek için yatırım yapılan yerlerin başında geliyor. Bursa’da ikamet eden Episkopos Hovagim de 1461 yılında İstanbul’a çağrılıp, Patrik unvanı verilerek Samatya semtine yerleştirilen Ermeni’lerin dini inançlarını rahatça yerine getirebilmeleri için görevlendiriliyor. Ermenilere semtteki ilk patriklik makamı burada yer alan Sulu Manastır, Ermenice ismiyle Surp Kevork Kilisesinde veriliyor.

Zilciyan Zilleri

Antik Bizans dönemine kadar tarihi uzanan semt, Osmanlı İmparatorluğu zamanında başkent yapılan İstanbul’un zanaatkarlarını ve sanatçılarını ağırlıyor. Tüm dünyaca bilinen Zilciyan Zilleri’de 17.yy’da Samatya’daki küçük atölyelerde yapılan, çekiciyle zile ilk halini vermiş olan Kerope Usta’dan günümüze kadar devam eden geleneğin izleri seyrediliyor.

Kandiller

İstanbul’da ve Anadolu’da bulunan birçok camiyi süsleyen, dini günlere ismini veren kandil geleneğinin ilk başladığı yer olan Sümbül Efendi Cami’sini barındıran semt, İstanbul’da âdet haline gelmiş bu geleneğin manevi merkezi görülüyor. İçinde zeytinyağı, gazyağı gibi sıvı bir yakıt, fitil bulunan ve kaptan oluşan aydınlatma aracı olan kandiller o kadar beğenilmiş ki devrin büyük alimlerinden olan Sümbül Efendi sayesinde tüm camiler kandillerle donatılarak günümüze kadar gelen geleneğin temelleri atılmış.

Samatya Meydanı

Ara sokaklarında yer alan atölyeleriyle geçmişinden kalma, nesiller boyu aktarılan zanaatkarların sahip olduğu dükkanları hala görebileceğiniz semtte, meydan olarak bilenen yer de İstanbullular tarafından rağbet görüyor. Akşamları birçok eğlence mekanının dışarı taşan masalarıyla kalabalıklaşan meydan da kasap, manav, şarküteri dükkanları da yıllardır semtin ruhu sayılıp korunuyor, nesilden nesile aktarılarak devam ediyor.

Samatya Demek Balık Ekmek Demek

Balıkçılarıyla, sahiliyle, kebapçıları ve meyhaneleriyle eski İstanbul’un en güzel merkezlerinden biri olan Samatya’da Balıkçı müzesi de bulunuyor. 350’den fazla balık türüne ev sahipliği yapan müze, Akdeniz bölgesinde görülen camgöz köpekbalıkları, dev orkinoslar gibi birbirinden ilginç canlıları ağırlıyor. Sahile yakınlığı sebebiyle Bizans’ın bir zamanlar en büyük limanları olan Elefterios ve Teodosios limanlarını da içine alan semt, taze balıkları tadabileceğiniz meydanın çevresinde mekanlar sunuyor. Taze balıklar kadar her gün servis edilen 40’dan fazla mezeleri, Rumeli Kavağı, Garipçe ve Poyrazköy’den gelen midyeleri de bulabileceğiniz Samatya’dan mutsuz ayrılma olasılığı bulunmuyor.

Mimarsinan’ın Eserleri

Mimar Sinan, Osmanlı baş mimarı ve inşaat mühendisi olarak, kariyerinde önemli eser verdiği Osmanlı padişahları Kanuni Sultan Süleyman, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde baş mimar olarak görev yapmış, yapıtlarıyla geçmişte ve günümüzde dünyaca tanınan bu sanatkâr, Samatya’ya Abdi Çelebi Mescidi ve Kapıağası Yakup Ağa Hamamı’nı kazandırıyor.

Kadrajlık Samatya Sokakları

Semtin sokakları ve cumbalı evleri fotoğrafçılar için cazibe merkezi oluşturuyor. Eski evlerin, renklerin, mimarinin sunduğu çeşitlilik farklı kadraj arayan fotoğrafçıların ve de eski İstanbul’u bir nebze görmek isteyen herkesi kendisine çağırıyor. İçkalpakçı Çıkmazı sokağında bulunan pembe, mavi, turuncu ve mor renkleriyle dikkat çeken evler, İstanbul’un bundan 50 yıl öncesine ziyaret edenleri götürüyor.

Vaftizci Yahya Kilisesi

İmam Aşir Sokağı’nda bulunan, günümüze sadece duvarları ulaşan yapının, İstanbul’un en eski ibadet merkezlerinden biri olduğu biliniyor. 1820 yılında restore edildikten sonra 1894 yılında yaşanan Büyük İstanbul Depremi ile ağır hasar alan kilise, fetih döneminde İlyas Bey camisine dönüştürüldükten sonra caminin minaresi ve duvarları dışında günümüze ulaşabilmeyi başaramamış. Restorasyonu devam eden yapının 1907’de İstanbul’daki Rus Arkeoloji Enstitüsü tarafından içinde bazı araştırmalar yapılıyor ve bu çalışmalar sonunda Bizans dönemine ait lahit ve mozaik parçaları ortaya çıkarılarak, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.

Eski bir Rum semti olan Samatya, İstanbul’un Avrupa yakasında sahil yolunda Yenikapı’dan sonra yer alan, balıkçı dükkanları, restoranları, meyhaneleriyle meşhur, Samatya meydanı, Balık Müzesi, tarihi evlerin bulunduğu güzel sokaklar, Surp Kevork Kilisesi, Aya Nikola Kilisesi ve Agios Minas Kilisesi gibi başlıca tarihi yapılara ev sahipliği yapan, her uygarlığın kendi dönemine ait önemli yapıtlarını bugün görmek isteyen ziyaretçilerine sunan büyük bir açık hava müzesi olarak yeni misafirlerini bekliyor.


  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1