İstanbul\'un Yedi Tepesi

İstanbul\'un Yedi Tepesi

İstanbul sakinlerinin çoğu, “yedi tepeli şehir” tanımlamasını duymuştur ama çok azı gerçekte nerede olduklarını söyleyebilir. Birçokları da şehrin yedi tepesinin Gayrettepe, Esentepe, Kuştepe, Seyrantepe, Gültepe, Fikirtepe ve Çamlıca olduğunu söyleyecektir. Gerçekte ise Roma'nın yedi tepesinden esinlenerek tarihi yarımadada bulunan tepeleri ilk tanımlayan Bizanslılardı. Bizanslılar bu tepeleri kiliseler, saraylar ve forumlarla taçlandırdılar. Osmanlılar da 1453’te şehri fethettikten sonra camiler inşa etmeye başladılar. Dünyada pek çok şehrin yedi tepe üzerine kurulduğu biliniyor. Mekke, Tahran, Barselona, Edinburgh, Seattle, Moskova bunlardan bazıları. Ancak Roma ve İstanbul bu şehirlerarasında en bilinenleridir çünkü ilki Roma İmparatorluğu’nun ilk başkenti, ikincisi de son başkentidir. İşte İstanbul’un yedi tepesi hakkında bilinmesi gerekenler….

1. Tepe: Sarayburnu, Topkapı Sarayı

Tarihi yarımadanın ucunda yaklaşık 30-40 metre yüksekliğe ulaşan Sarayburnu olarak adlandırılan yerde bulunuyor. İstanbul’u fetheden Fatih Sultan Mehmet, sarayını buraya inşa eder. Bundan sonra 400 yıl boyunca Topkapı Sarayı, üç kıtaya dağılmış bir imparatorluğun merkezi haline gelir. Biri eğer Topkapı Sarayı’nı görmediyse İstanbul'u ve Osmanlı İmparatorluğu’nu anlayamaz. Saray, Marmara denizine, Asya-Üsküdar ve Haliç’e bakan hâkim bir mevkide bulunuyor.

İmparatorluğun yönetim merkezi olan sarayda önemli kararların verildiği divan toplantıları düzenleniyor, elçiler kabul ediliyordu. Sultanların Harem’i de burada bulunuyordu. Harem'in dizilere konu olmuş en meşhur sakini Ukrayna'da Roxelana olarak doğan ve Tatar akıncılar tarafından köle olarak getirilen Hürrem'di. İmparatorluğun en güçlü olduğu dönem olan Sultan Süleyman dönemi, aynı zamanda Hürrem sultanın rakiplerini saf dışı bırakarak kendi oğlunu başa geçirme hikâyesidir.

2. Tepe: Çemberlitaş

Günümüzdeki Beyazıt’tan Sultanahmet’e uzanan Çemberlitaş ya da Konstantin Sütunu olarak adlandırılan büyük bir çemberli sütun bulunuyor. Roma ve Bizans döneminde Çemberlitaş’ın bulunduğu yerde kentin siyasi ve ticari merkezi olan Konstantinos Forumu inşa edildiği biliniyor. Sütunun başında, ilk yapıldığında Apollon heykeli bulunurken daha sonra İmparator Konstantin heykeli konulmuştur.

İstanbul’un fethi sırasında çember üzerinde bir haç bulunduğu ve bunun Osmanlılar tarafından kaldırıldığı biliniyor. Bölgede bulunan bir diğer yapı ise, barok ve neo-klasik unsurlar sergileyen ilk cami olan Nuruosmaniye Cami’sidir. Kapalıçarşı girişinde bulunan bölge her gün binlerce turisti ağırlıyor.

3. Tepe: Süleymaniye Cami

İstanbul’un üçüncü tepesinde Süleymaniye Cami bulunuyor. Cami dünyaca meşhur mimar olan, Mimar Sinan’ın kalfalık devri eseri olarak biliniyor. İmparatorluğun en güçlü olduğu döneminin Sultanı olan, Süleyman’ın ismini taşıyor.

Ünlü şair, Yahya Kemal’in “Süleymaniye`de Bayram Sabahı” şiirine konu olan caminin şairin şiirinde nice zaferlerle üç kıtaya yayılan İmparatorluğun görkemli hatırası olarak tasvir edildiği biliniyor. Süleymaniye Cami, halk arasında “sonsuza kadar yıkılmayacak” cami olarak adlandırılıyor. Yapı sadece bir cami değil, külliye olarak bünyesinde medrese, han, hamam, şifahane gibi birçok yapıyı barındırıyor.

4. Tepe: Fatih Camii

Bizans döneminde burada, Ayasofya'dan sonra kentin en önemli ikinci kilisesi olan Kutsal Havariler Kilisesi'nin bulunduğu biliniyor. Bizans döneminden kalma imparatorların gömüldüğü bir de mezarlık bulunuyor. Şehir fethedildiğinde yıkık dökük halde bulunan kilisenin yerine Fatih Cami ve Külliyesi inşa ediliyor.

Cami tarih boyunca çeşitli depremlerden zarar görüyor ve yeniden inşa ediliyor. Burada bulunan Sahn-ı Seman adı verilen medreseler zamanında Osmanlı İmparatorluğu’nun bilim merkezi olarak dikkat çekiyor.

5. Tepe: Yavuz Sultan Selim Cami

Balat mahallesinde belirgin bir şekilde duran bu tepe, Haliç'in dik yamaçlarında bulunuyor. Yakındaki Ekümenik Patrikhane binası mahalleyi çevreleyen birçok kilise ve sinagogla tarihsel olarak Müslüman olmayan bir bölgede bulunuyor. Tıpkı Fatih ve Süleymaniye Camii gibi külliye şeklinde örgütlenen yapı çeşitli eğitim kurumlarını barındırıyor.

Sultan Selim’in sekizgen planlı türbesi de burada yer alıyor. Sultanın sandukasının başucunda beyaz bir kaftan bulunuyor. Mısır seferi sırasında, hocası Kemal Paşazade ile sohbet eden Padişah’ın üstüne hocasının tökezleyen atının ayağından çamur sıçrıyor. Kaftanı kirlenen Padişah, bu büyük ilim adamını mahcup etmemek için âlimlerin atının ayağından sıçrayan çamur, bizim için kıymetlidir, ben öldüğüm zaman bu kaftanımı, sandukamın üzerine örtersiniz rivayeti bulunuyor. Bugün bu kaftan Sultan Selim’in türbesinde ziyaretçiler tarafından görülebiliyor.

6. Tepe: Mihrimah Sultan Camii

Yarımadanın en yüksek noktası olan bu tepe, eski şehri içeren Theodosian Surları'nın yanında Karagümrük semtinin Edirnekapı bölümünde yer alıyor. Kanuni Sultan Süleyman'ın kızı için Mimar Sinan tarafından yaptırılan Mihrimah Sultan Camii burada bulunuyor.

Tepenin önemli eserleri arasında Kariye Müzesi ve Tekfur Sarayı’nın yanı sıra Yedikule Bostanı da yer alıyor. Yedikule Bostanı bir zamanlar şehrin tarımsal üretimini karşılayan, özellikle marul üretimiyle tanınıyordu.

7. Tepe: Kocamustafapaşa Tepesi

Kocamustafapaşa Tepesi diğer altı tepeden Marmara Denizi'ne yakın olması yönüyle ayrılıyor. Aksaray bölgesinden başlayarak, Theodosian Surları ve Marmara Denizi'ne kadar uzanan Kocamustafapaşa Tepesi, Deniz seviyesinden neredeyse 60 metre yükseklikte, Cerrahpaşa ve Samatya mahalleleri arasında yer alıyor.



Bu bölge, 19. yüzyıla kadar köle pazarlarıyla ünlüyken, Kanuni Sultan Süleyman’ın eşi Hürrem Sultan tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Haseki Camii tepedeki en önemli yapı olarak biliniyor. 


  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1