Türkiye’nin Avrupa Birliği Üyeliği

Türkiye’nin Avrupa Birliği Üyeliği

Türkiye’nin Avrupa Birliği Üyeliği

Türkiye, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Orta Asya’dan Karadeniz’e Akdeniz’den Ortadoğu’ya uzanan geniş bir coğrafyanın merkezinde stratejik bir konuma sahip bir ülke olarak biliniyor. Yakın çevresinde yaşanan gelişmeler düşünüldüğünde siyasi, ekonomik ve kültürel bakımdan bir istikrar unsuru olarak öne çıkıyor. II. Dünya Savaşından sonra hızla Batıya yaklaşıp, NATO gibi Batının temel kuruluşlarına üye olan Türkiye, yaklaşık 60 yıldır AB projesine dâhil olabilmek için yoğun çaba harcıyor. Türkiye-AB arasında 1996’nın başında Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girmesi ile ilişkilerde mesafe kaydedilirken, 1997 yılında Helsinki’de adaylık statüsü elde etti. Tam üyelik müzakerelerine 2004 yılında başlayan birçok alan ve konuda ilerlemeler kaydeden Türkiye’nin AB üyeliğinin her iki taraf içinde önemli faydalar sağlayacağı biliniyor. Çünkü Türkiye, AB için 82 milyonluk genç nüfusuyla sadece büyük bir pazar değil; aynı zamanda yetişmiş kalifiye insan gücü sayesinde AB ekonomisinin büyümesine yardımcı olacak dinamik bir güç. Son dönemde Edirne’den Kars’a ulaşım projeleriyle lojistik bir üs olmak için yatırımlarını gerçekleştiren Türkiye, AB şirketlerine Orta Doğu ve Asya piyasalarında avantajlı pozisyonlar sağlayacak bir konumda bulunuyor.

AB Üyeliğinin İlk Bakışta Sağlayacağı Faydalar

Türkiye uzun soluklu AB üyeliği yolculuğunda henüz başarıya ulaşmasa da ekonomik alanda ilişkilerin çok iyi olduğu görülüyor. Günümüzde Türkiye AB’nin 5'inci büyük, AB ise Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı olarak 2018 itibarıyla Türkiye ihracatının yüzde 50’si, yani yaklaşık 84 milyar doları, ithalatın da yüzde 36’sı, yani 80 milyar dolarlık kısmı AB ile gerçekleştiriyor. Doğrudan yabancı yatırımların yüzde 70’i AB’ye üye ülkelerden geliyor. Şimdiye kadar AB üyesi olan ülkelerde üyelik süreci sonrası bazı ortak gelişmeler yaşanıyor. Öncelikle beklendiği üzere AB’ye olan ihracat artıyor, orta vadede vatandaşların alım gücü ortalama yüzde 20 oranında büyüyor ve birlik tarafından yakın takibe alındığı için bütçe açığı yüzde 3’ün altında tutuluyor. Bunun yanında insan hakları, yargı bakımsızlığı ve hukukun üstünlüğü gibi konularda olumlu gelişmeler yaşanıyor. Üyelik durumunda Türkiye’nin de benzer bir sürece girmesi bekleniyor. AB ile Türkiye arasında müzakereler sürerken, 2016 yılında varılan mülteci mutabakatı kapsamında belirlenen kriterlerin Türkiye tarafından karşılanması halinde AB’nin 66 ülkeye tanıdığı vize serbestisini Türkiye’ye de sağlaması bekleniyor.

Günümüzde AB projesi 600 milyona ulaşan nüfusu, yaygın olarak bilinen serbest dolaşım hakkı ya da ortak para biriminden daha fazlasını vadediyor. İşte bireysel ve toplumsal yaşamda temel insan hak ve özgürlüklerden tüketici alışkanlıklarına kadar hayatın hemen her aşamasını düzenleyen AB üyeliğiyle Türkiye’nin elde edeceği fırsatlar:

·      Vatandaşlık: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları AB üyeliğiyle birlikte aynı zamanda AB vatandaşı da olacaklar. Üye ülkelere serbestçe seyahat edebilecekler, öğrenim görebilecek ve çalışabilecekler. Türkiye’nin son dönemde yürürlüğe koyduğu 250 bin dolar karşılığı gayrimenkul alana vatandaşlık verme uygulaması düşünüldüğünde gayrimenkul yoluyla vatandaşlık elde eden kişiler sadece Türk vatandaşı değil AB vatandaşı da olacaklar.

·      AB üyesi ülkelerde seçme ve seçilme hakkı: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları AB ülkelerinde o ülkelerin vatandaşları ile eşit koşullarda yerel seçimlerde ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde oy hakkı kazanıyor.

·      İş adamları AB’de iş kurup hizmet sunabilecek: AB üyeliği iş adamları için sadece kişilerin değil hizmetlerin, malların, sermayenin de serbest dolaşımı kısacası bir ücret karşılığı tüm faaliyetlerin AB pazarında da değerlendirilmesi imkânı getiriyor. Böylece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları AB ülkelerinde özgürce iş kurma hakkı elde ederken Türkiye’de verdikleri hizmeti burada sunabilecek.

·      İşçilere AB ülkelerinde serbest dolaşım hakkı: Üye ülke vatandaşları AB vatandaşı olduklarından, herhangi bir AB ülkesinde uygun işlere başvurma ve çalışma hakkı serbestisine sahip oluyor. Üyelikle birlikte, Türkiye vatandaşı işçiler de hukuken bu hakka sahip oluyor.

·      Gençlere AB ülkelerinde eşit şartlarda eğitim fırsatı: Üyelikle birlikte, Türkiye vatandaşları, diğer AB üyesi ülkelerde eşit koşullarda eğitim görme hakkına sahip olacak. Örneğin İtalya’da eğitim görmek isteyen bir Türk genci, eğitimi süresince İtalyan gençlerine sağlanan mali desteklerden, burs imkânlarından yararlanabilecek. Paralı eğitim söz konusu ise, bir İtalyan öğrenci ne kadar ödüyorsa Türk öğrenci de aynı miktarı ödeyecek.

·      Gençlerin gelişimine destek: AB kurumları gençler arasından dayanışma ve hoşgörüyü kuvvetlendirmeyi gençlerin topluma aktif katılımını sağlamayı, girişimci ruhlarının gelişmesine ve bilgi, beceri, yeterlilik kazanmalarına yardımcı olmayı istiyor. Bu kapsamda Erasmus başta olmak üzere değişim programlarıyla kamu yararına yürüttükleri gönüllü faaliyetler destekleniyor. Böylece AB üyesi ülke gençlerinin sınır-ötesi ortaklıklar kurmalarına ve sosyalleşmelerine yardımcı oluyor.

·      Tüketicilerin sigorta seçenekleri artacak: AB sigorta sektöründe üye ülke firmaları diğer ülkelerde hizmetlerini serbestçe pazarlayabiliyor, tüketiciler de sigorta işlemleri için herhangi bir üye ülkedeki sigorta şirketinden hizmet alabiliyor. Yani, Türkiye tarafından bir şirkete verilen sigortacılık işlemleri yapma izni, tüm üye ülkelerde geçerli kabul ediliyor. Üyelikle birlikte, Türk firmaları, alım gücü yüksek yaklaşık 600 milyonluk dev bir pazarda sigortacılık hizmetlerini serbestçe sunabilecek. Aynı şekilde, AB firmaları da Türk pazarında, faaliyet göstermelerini sağlıyor.

·      Tarladan sofraya üretim ve gıda güvenliği: AB bütçesinin en büyük kalemini tarımsal üretim teşvikleri oluşturuyor. Türkiye üye olması durumunda AB’nin çiftçilere sunduğu özellikle kırsal kalkınmaya büyük önem veren mali olanaklardan faydalanma imkânına sahip olacak. Ancak AB aynı zamanda çevre; kamu, hayvan ve bitki sağlığı; hayvan refahı ve arazi yönetimi ile ilgili standartlar da getiriyor. Yeni tesisler kurulması ve bu tesislerin yapısal olarak kalkınabilmesi için genç yatırımcılara özel destek veriliyor.

Türkiye’nin üyeliğinin yalnız Türkiye için değil AB için de artı değer oluşturması bekleniyor. Özellikle dış politika aktörlüğü, enerji arz güvenliği, genç, vasıflı, dinamik işgücü potansiyeli, yasadışı göç ve örgütlü suçlarla mücadele vb. birçok alanda etkili bir politika oluşturmada Türkiye’nin üyeliğinin önemine işaret ediliyor.



  • Devlet Garantili Projeler
  • Hukuk ve Yatırım Danışmanlığı
  • Kişiselleştirilmiş Yatırım Çözümleri
  • Satış Sonrası Yüksek Hizmet Kalitesi
  • Yatırımcılara Özel Paket Programlar
  • 3 ay içerisinde Türk Pasaportu
1